Kategori arşivi: Bilişim Hukuku

Bu kategoride bilişim avukatı tarafından kaleme alınan bilişim hukuku konulu makaleler yayınlanmaktadır. Burada yayınlanan makalelerimizde bilişim suçları başta olmak üzere bilişim ve hukuku konulu çeşitli güncel gelişmeler değerlendirilmektedir.

Bilişim hukuku çok disiplinli bir hukuk alanıdır. Bilişim teknolojilerinin içinde bulunduğumuz yüzyılda hızla gelişim göstermesi elbette ki hukukumuzu da etkilemiştir. Bilişim yoluyla işlenen suçlar bilişim ceza hukuku disiplinini doğurmuştur. Bilişim hukukunun kendine has, teknik ve uzmanlık gerektiren niteliği itibariyle ceza hukuku içerisinden bilişim ceza hukuku doğmuştur. Bilişim hukuku sadece cezai boyutuyla değil özel hukuk boyutuyla da ön plana çıkmaktadır. Biz de sitemizde bilişim hukukunu hem ceza hukuku hem de özel hukuk boyutlarıyla ele almaya çalışmaktayız.

Bilişim suçları bilişim yoluyla işlenen suçlar olmakla birlikte örneğin sanal bankacılık faaliyetlerine ilişkin işlenen suçlarla birlikte kredi ve banka kartları yoluyla işlenen suçlar da bilişim ceza hukukunun önemli bir iştigal alanını oluşturmaktadır. Sosyal medyanın ön plana çıkması ve yaygınlaşması ile birlikte sosyal medya kanalıyla işlenen suçlar da yine bilişim hukukunun konusunu teşkil etmektedir.

Sosyal Ağ Sağlayıcı Kimdir ?

Sosyal Ağ Sağlayıcı Kimdir ?

Sosyal Ağ Sağlayıcı, sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi verileri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder.

Facebook, Twitter gibi günlük ziyaretçi sayısı Bir milyon üzerinde olan sosyal ağ platformları bu kapsamda sosyal ağ sağlayıcı olarak kabul edilecek ve kanunun getirdiği yükümlülükleri yerine getirmekle mükellef hale geleceklerdir. İlgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde sosyal ağın bant genişliğinin daraltılması ve Yüz Bin Türk Lirasından Beş Milyon Türk Lirasına kadar değişen çeşitli idari para cezalarının uygulanması kararlaştırılmaktadır.

5651 sayılı Kanun’da Sosyal Ağ Sağlayıcı

Henüz teklif aşamasında olan yasa değişikliğine göre 5651 Sayılı Kanun’a Sosyal Ağ Sağlayıcı kavramının dahil edilmesi ve bununla ilgili olarak Ek 3. maddenin yürürlüğe konulması düşünülmektedir. Bu düzenlemeye göre Türkiye’den erişimi günlük 1 milyonun üzerinde olan sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’de adli ve idari mercilerin muhatap olacağı bir temsilci istihdam ederek, bu temsilcilerin bilgilerini sitelerinde yayınlamaları gerektiği bildirilmektedir. Bu temsilci aynı zamanda kişilerin 5651 sayılı kanun kapsamındaki başvurularını da karşılamakla görevli olacak; bu hükme uymayan sosyal ağ sağlayıcısının bant genişliğinin daraltılması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından Sulh Ceza Hakimleri’ne başvurulabilecek.

5651 sayılı Kanun’un 9 ve 9/A maddeleri uyarınca özel hayatın gizliliği ve kişilik haklarının ihlali sebebiyle kişilerin sosyal ağ sağlayıcısına yapacağı başvuruların gereğinin 72 saat içerisinde yerine getirilmesi zorunluluğu da kanun teklifi ile öngörülmekte. Ayrıca kanun kapsamına giren sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’deki kişilerin kişisel verilerini Türkiye’deki veritabanlarında barındırma şartı da değişiklik metnine eklenmiş durumda. Kanun getirdiği düzenlemelere uymayan sosyal ağ sağlayıcılarına Yüz Bin Türk lirasından Beş Milyon Türk lirasına kadar değişen para cezaları öngörülmekte.

sosyal ağ sağlayıcısı

EK MADDE 4- (1) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesi ve kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılması için yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemek ve bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilir bir şekilde internet sitesinde yer verir.

(2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için Kurum tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu kararın uygulanmasından itibaren otuz gün içerisinde söz konusu temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksanbeş oranında daraltılması için Kurum tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir.  Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi halinde karar kendiliğinden hükümsüz kalır.

(3) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, bu Kanunun 9 ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç 72 saat içinde cevap vermekle yükümlüdür.

(4) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve üçüncü fıkra kapsamındaki başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren raporları üç aylık dönemlerle Kuruma bildirir.

(5) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmakla yükümlüdür.

(6) Bu maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar, dördüncü veya beşinci fıkrasındaki yükümlülüğü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, bir milyon Türk lirasından beş milyon Türk lirasına kadar Başkan tarafından idari para cezası uygulanır.

(7) Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen 24 saat içinde içeriği çıkarmayan veya içeriğe erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur.

(8) Bu maddenin uygulanmasında sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri, içerik veya yer sağlayıcısı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından düzenlenir.”

taksitli satış sözleşmesi

Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması Suçları

Kredi kartı aracılığı ile işlenen suçlar Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” başlıklı onuncu bölümünde yer alan 245. maddede düzenlenmiştir. Banka ve kredi kartının kötüye kullanılması başlıklı madde beş fıkradan oluşmakta, kredi kartı ile bağlantılı çeşitli fiillerin cezalandırılmasını öngörmektedir.

Kredi kartı ile bağlantılı bu suçlar kanunda temel anlamda üç kategori altında ele alınmıştır ve her biri için farklı ceza aralıkları düzenlenmiştir. Bunlardan ilki başkasına ait bir kredi kartının izinsiz kullanılması, ikincisi kredi kartı dolandırıcılığı suçu olarak da ifade edilen sahte kredi kartı üretilmesi, kopyalanması, satılması, devredilmesi, satın alınması, kabul edilmesi, üçüncüsü ise sahte olarak üretilen, kopyalanan kredi kartının kullanılmak suretiyle bir yarar elde edilmesidir.

kredi-kartinin-kotuye-kullanilmasi

Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartını Kullanma

Türk Ceza Kanunu 245. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suç, başkasına ait bir kredi kartının, rıza dahilinde veya rıza dışı elde edilmesi sonrası sahibinin bilgisi ve rızası dışında kullanılması neticesinde failin kendisine veya başkasına yarar sağlaması şeklinde gerçekleşmektedir. Bu suça basit anlamda kredi kartının kötüye kullanması suçu da denilmektedir.

Örneğin işverenin işçisine işle ilgili bir takım harcamalar yapması için verdiği kredi kartından işçinin işle ilgisi olmayan, kendi şahsi işleri ve ihtiyaçları için harcamalar yapması halinde bu fıkrada düzenlenen suç meydana gelecektir.

Diğer bir örnekte de örneğin bir kimsenin kredi kartının ön ve arka yüzündeki bilgilerin ele geçirilmesi sonucu bu bilgiler için internet üzerinden alışveriş yapılması ya da mail-order yöntemi ile harcama yapılması halinde yine fail bu fıkraya göre cezalandırılacaktır.

Bu fıkrada düzenlenen fiil için öngörülen cezai yaptırım üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçun cezası iki yılın üzerinde olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da hapis cezasının ertelenmesi söz konusu olamayacaktır.

Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme Satma Satın Alma

Kredi kartı kopyalama suçu veya kredi kartı dolandırıcılığı olarak da isimlendirilen bu suç ise aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Bu maddeye göre başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmek suretiyle sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, mevcut kredi kartının kopyalanması halinde bu kartı üreten, satan, satın alan, devreden, kabul eden cezalandırılacaktır.

Örneğin haberlerde de sıkça rastlanan ATM’lerin kart yerleştirme kısmına konan bir casus apart aracılığı ile kişilerin kredi kartı bilgilerinin elde edilerek kartın kopyalanması halinde maddenin 2. fıkrasına göre fail cezalandırılacaktır.

Bu fıkrada yer alan eylemlerin gerçekleştirilmesi halinde uygulanacak ceza kanunda üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir. Aynı şekilde ilk fıkradaki gibi bu durumda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması yada hapis cezasının ertelenmesi mümkün değildir.

Sahte Banka veya Kredi Kartının Kullanılması

Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen suç herhangi bir maddi menfaat elde etmeden sadece kartın sahte olarak üretilmesi ya da devredilmesini cezalandırırken, üçüncü fıkrada sahte olarak üretilen, kopyalanan kredi kartının kullanılması suretiyle artık bir maddi menfaatine meydana gelmesi halinde devreye girmekte ve bu durumda suçun cezası değişmektedir.

Örneğin bir kimsenin başkasına ait kredi kartını sahte olarak ürettikten sonra bu kartla alışveriş yapması halinde artık suçun cezası değişecek ve kanunda öngörüldüğü şekliyle dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilebilecektir.

Kişisel Cezasızlık Halleri

Eğer yukarıda bahsedilen suçlar aşağıda sayılan kişiler arasında gerçekleştirilmişse cezalandırma yoluna gidilmemektedir. Bu kişiler arasındaki yakın ilişki nedeniyle gerçekleştirilen eylem suç olmaktan çıkmaktadır.

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri tarafından,
  • Üstsoy veya altsoy veya bu derecede kayın hısımlarından biri tarafından
  • evlat edinen veya evlâtlık tarafından
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden biri tarafından

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasındaki fiiller bakımından etkin pişmanlık mümkün değildir ancak ilk fıkraya giren bir eylem yani sahte olmayan bir kartın sahibinin rızası dışında harcama yapılması halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Etkin pişmanlık hükümleri mağdurun zararın karşılanması şartı ile cezanın belirli bir oranın indirilmesi şeklinde uygulanmaktadır. Burada zararın giderim tarihi önemlidir, çünkü kanun soruşturma öncesi, soruşturma aşaması ya da sonrası için değişik indirim oranları öngörmüş bulunmaktadır.

Kredi Kartı Suçlarında Avukatın Rolü

Gerek kredi kartının kötüye kullanılması gerek kart kopyalanması açısından kredi kartı aracılığı ile işlenen suçlarda mağdur veya şüpheli açısından avukatın rolü ve katkısı çok önemlidir. Çünkü kredi kartı suçları teknik vasıtalar aracılığı ile işlendiğinden ve bankanın aracı rolünün bulunması nedeniyle soruşturma ve kovuşturmanın yani yargılamanın akıbeti bakımından teknik bir takım ayrıntılar önem arz etmektedir. Bu nedenle bu suçla ilgili mağdur, müşteki ya da şüpheli, sanık konumunda olanların avukat desteği almasını tavsiye etmekteyiz.

Bilişim Suçları ve Cezaları Nelerdir ?

Bilişim suçu, bilişim araçları vasıtasıyla işlenen, bilişim ve teknolojinin beraberinde getirdiği sistemlere özgü suç tipleridir. Bilişim yoluyla işlenen suçlar ise diğer tüm suç tiplerinin bilişim araçları vasıtasıyla işlenmesi anlamına gelmektedir. Bilişim suçları Türk Ceza Kanunu’nda özel olarak düzenlenmişken, bilişim yoluyla işlenen suçlar kanunda yer alan herhangi bir suç olarak karşımıza çıkabilir. Bu suç tipleri bakımından uzmanlaşmış olan avukatlar ise bilişim avukatı olarak adlandırılmaktadır.

Örnek vermek gerekirse bir kimsenin sosyal medya hesabının ele geçirilmesi bilişim sistemlerine özgü bir suç tipi olarak bilişim suçu şeklinde tanımlanırken, bir kimsenin internet üzerinden dolandırılması bilişim yoluyla işlenen suç olarak ifade edilebilir. İnternetten yapılan dolandırıcılığın, diğer şekillerde yapılan dolandırıcılıktan farklı araya bilişim araçlarının girmiş olması ve kanunun bu durumu dolandırıcılığın nitelikli hali kabul etmesidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 243 ve devamı maddelerinde bilişim suçları ve cezaları düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu yazıda bilişim yoluyla işlenen suçlar hakkında açıklamalar yer almaktadır. Ceza kanunumuzda bilişim suçları dört farklı ana başlık altında düzenlenmiş bulunmaktadır. Bunlar bilişim sistemine girme suçu, sistemi engelleme, verileri bozma, yok etme, değiştirme suçu, banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu, yasak cihaz veya programları kullanma suçudur.

bilişim suçları

Bilişim Sistemine Girme Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesinde bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmesi veya bir süre sistemde kalınması suç olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Örneğin bir kimsenin sosyal medya hesabının şifresinin ele geçirilerek hesabına giriş yapılması, e-mail hesabının ele geçirilerek ve e-maillerinin okunması, internet sitesinin yönetim paneline girilmesi gibi eylemler bu suçu oluşturmaktadır. Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giriş yapılmasının cezası kanunda bir yıla kadar hapis veya adli para cezası olarak düzenlenmiştir.

Eğer giriş yapılan bilişim sistemi bedeli karşılığında yararlanabilen bir sistemse kanun bu durumu cezanın yarı oranında indirim sebebi olarak kabul etmiştir. Örneğin ücretli olarak oynanabilen bir online oyuna ücreti ödenmeden giriş yapılırsa yukarıdaki hükme göre verilecek ceza yarı oranında indirilecektir.

Sisteme girilmesi nedeniyle sistemdeki verilerin yok olması veya değişmesi durumunda verilecek ceza altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır. Sisteme girmeden sistemdeki veri nakillerinin çeşitli teknik araçlarla izlenmesi halinde ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş bulunmaktadır.

Bilişim Sistemini Engelleme Verileri Yok Etme Suçu

Kanunun 244. maddesinin birinci fıkrasında bilişim sisteminin işleyişinin engellenmesi, bozulması için bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. İkinci fıkrasında ise sistemdeki verilen bozulması, yok edilmesi, değiştirilmesi, erişilmez kılınması, veri yerleştirilmesi, verinin başka bir yere gönderilmesi için altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Burada birinci fıkraya bir internet sitesine dışarıdan yapılan saldırılarla kilitlenmesi ve hizmet verilemez hale getirilmesi halini örnek verilebilir. İkinci fıkraya ise bir kimsenin e-mail hesabına girilerek oradaki bir mailin silinmesi veya bir başka kimseye e-mail gönderilmesini örnek vermek mümkündür. 

Eğer yukarıdaki fiillerin işlendiği bilişim sistemi banka veya kredi kurumlarına ya da bir kamu kurumuna ait ise kanun verilecek cezanın yarı oranında arttırılmasını öngörmektedir. Ayrıca bu fiiller ile kişinin kendisine veya başkasına haksız kazanç sağlaması suretiyle başkaca bir suçun da işlenmesi halinde bu fiilden verilecek ceza iki yıldan altı yıla hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası olacaktır.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

Kanunun 245. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar bakımından ise üç basamaklı bir cezalandırma sistematiği benimsenmiş bulunmaktadır. Buna göre ilk basamak rıza dışı ele geçirilen veya rızaya aykırı kullanılan banka veya kredi kartı ile haksız kazan sağlanması, ikinci basamak başkasına ait banka veya kredi kartının kopyalanması, üçüncü basamak ise kopyalanan bu kart ile işlem yapılarak haksız kazanç sağlanması halidir.

Başkasına ait kartı hukuka aykırı ele geçiren veya rızaya aykırı kullanarak kendisine veya başkasına haksız kazanç sağlayan kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Malvarlığına ilişkin etkin pişmanlık hükümleri bu paragrafta anılan suç bakımından uygulanabilmektedir.

Kredi kartının hukuka aykırı yöntemlerle kopyalanması halinde, örneğin ATM’lere yerleştirilen cihazlarla alınan kart bilgileriyle başkasına ait kredi kartının çoğaltılması halinde, bu kart kullanılmamış olsa bile bu kartı üreten, satan, devreden, satın alan, kabul eden üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Son olarak yukarıdaki paragrafta anlatılan şekilde çoğaltılan bir kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına haksız kazanç sağlayan kişi, bu eylemi daha ağır bir suç teşkil etmediği takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Eğer bu başlık altında işlenen suçlar haklarında ayrılık kararı verilmemiş olan eşler arasında, üst soy-alt soy hısım veya kayın hısım ile evlatlık ve evlat edinen arasında işlenmesi halinde son olarak da aynı konutta birlikte yaşayan kardeşler arasında işlenmesi halinde cezaya hükmolunmamaktadır.

Yasak Cihaz ve Program Kullanma Suçu

Münhasıran yukarıda sayılan bilişim suçları veya yazımızın başında kısaca değindiğimiz bilişim yoluyla işlenen suçların işlenebilmesi için oluşturulmuş her türlü program, uygulama, yazılım, kod, cihaz ve benzerinin imali, sevki, nakli, depolanması, kabulü, satışı, satışa arzı, satın alınması, verilmesi, bulundurulması 245. maddeye göre suç kabul edilmiş ve bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanması öngörülmüştür.

Bilişim suçları hakkındaki sorularınızı yazımızın altındaki yorum kısmında ekleyebileceğiniz gibi iletişim sayfamız aracılığı ile özel mesaj da gönderebilirsiniz. Ayrıca yazıyı beğendiyseniz sosyal medyadan paylaşırsanız sitemize katkıda bulunmuş olursunuz.

Sosyal Medya ve İnternette Şantaj Suçu ve Cezası

Sosyal medya ve elektronik iletişim araçlarının çoğalmasıyla birlikte tüm dünyada ve ülkemizde de internet aracılığıyla işlenen şantaj suçu yaygınlaşmaya başladı. Esasen Türk Ceza Kanununda düzenlenen şantaj suçunun özel bir türü olan sosyal medya ve internette şantaj suçu ile ilgili olarak bu suçun özelliklerini, şantaja maruz kalınması halinde yapılması gerekenler ve istenmeyen görüntülerin internetten kaldırılması ile ilgili olarak aşağıdaki yazıyı hazırladık.

Şantaj Şuçu ve Cezası

Genel olarak şantaj suçu Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Şantaj suçunun ikinci fıkrasında tanımlanan “Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde birinci fıkraya göre (bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası) ile cezalandırılır.” düzenlemesi internet aracılığıyla gerçekleştirilen şantaja uymaktadır. Örneğin bir kimseye yapmadığı bir hususta iftira atılacağı ve aleyhine kampanya başlatılacağı tehdidiyle bir takım menfaatler elde edilmesi ikinci fıkradaki şantaj suçu kapsamındadır. Esasen şantaj sonucunda failin hedeflediği menfaati elde etmesi suçun oluşması için şart değildir, menfaat elde etmek için şantajın mağdura iletilmiş olması suçun sübut bulması bakımından yeterlidir.

şantaj

Sosyal Medya ve İnternette Şantaj Nedir ?

İnternetten işlenen şantaj suçu ise son yıllarda son derece artış göstermekte ve e-mail, sosyal medya gibi iletişim kanalları vasıtasıyla bireylerin şantaja maruz kalması şeklinde gerçekleşmektedir. Genelde müstehcen fotoğraf veya video görüntülerin teşhir edileceği, çeşitli paylaşım ortamlarında yayınlanacağından bahisle bireyler şantaja maruz kalmakta ve bunun karşılığında para talep edilmektedir. Sahte profil hesaplarıyla internette Facebook, Twitter, Tinder gibi sosyal paylaşım ortamlarında veya Whatsapp, Skype gibi görüntülü iletişim araçlarında yer alan bu kişiler kandırdıkları insanların öncelikle sohbet ederek güvenini kazanmakta, ardından müstehcen fotoğraflar veya video görüntüler göndererek karşı taraftan da aynı şekilde müstehcen fotoğraflarını veya görüntülerini göndermesini istemektedirler.

Karşısında gerçek bir şahıs olduğu yanılgısına düşen mağdurlar, bazen haftalarca süren sohbetlere de aldanarak talep edildiği şekilde müstehcen fotoğraflarını karşı tarafa gönderebilmektedirler. Fotoğrafların veya görüntülerin gönderilmesinden sonraki süreçte karşı taraf gerçek niyetini ortaya koymakta ve belli bir miktar parayı göndermemesi halinde görüntüleri internette yayınlayacağı şeklinde şantajda bulunmaktadır. Bir anlık panik ve telaşla mağdur parayı gönderse de kurtulamamakta belli bir süre sonra fail tekrar ve tekrar para talep etmeye devam etmektedir. Panik ve utanç duygusuyla bireyler böyle bir şantaja maruz kaldığını en yakınlarına dahi açıklayamamakta ve eli mahkum kendisinden istenen parayı faile göndermektedirler. Ancak bu kişiler bir kere para almakla mağdurun peşini bırakmamakta ve her seferinde miktarı arttırarak para istemeye devam etmektedirler. Şantaja maruz kalan kişiler, fotoğrafların internette yayılacağı endişesiyle veya bazen gerçekten de fotoğraf ve videoların internete yüklenmesi sonrası hissettikleri utanç duygusu ve bunalımla intihara kadar sürüklenmektedirler.

Yapılması Gerekenler

Herşeyden önce internette var olan profillerin her zaman gerçek bir şahsa ait olmadığını ve karşı tarafı etkilemek ve aldatmak için oluşturulmuş sahte fotoğraf ve bilgilerden oluşan bir hesap olabileceği unutulmamalıdır. İnternet insanları aldatmak ve dolandırmak için hareket eden insanlarla doludur. Yüz yüze görüşülmeyen kimseyle şahsi ve özel bilgi ve görüntüler paylaşılmamalıdır. Hangi site, program veya uygulamayla gönderilirse gönderilirsin internette paylaşılan ve gönderilen her türlü fotoğraf ve görüntünün kayıt altına alınabildiği ve ileride şantaj malzemesi olarak geri dönebileceği unutulmamalıdır.

Yukarıda tarif edilene benzer bir şantaja maruz kalan kişilerin bunu bir sır gibi saklamaları ve para ödemeye devam etmeleri sorunu çözmeyecek ve artarak devam etmesine neden olacaktır. Çünkü paranın ödenmesi ve kimseye bu durumdan bahsedilmemesi halinde karşı taraf para istemeye ve şantaja devam edecektir. Bu noktada yapılması gereken en hızlı şekilde olayın bir hukukçuyla paylaşılması ve adli girişimlerin başlatılmasıdır. Ancak bu şekilde faile ulaşılabilir ve şantajdan kurtulmak mümkün hale gelebilir. Şantaja kadar gelen süreçte faille gerçekleştirilen iletişimin kayda alınması son derece önemlidir.

Bazen kişiler panik veya utanç duygusuyla tüm görüşme geçmişini silebilmektedirler. Ancak bu faile ulaşmada önemli bir done olarak kullanılacak bir delili yok etmek anlamına gelebilir. Mümkünse faille gerçekleştirilen görüşme kayıtlarının bir kopyasının ve çıktısının alınması, sesli veya görüntülü görüşme yapıldıysa failin verdiği bilgilerin ve konuşmaların not edilmesi gerekir. Ayrıca eğer faile para gönderildiyse paranın gönderilme yöntemi, gönderildiği hesap, varsa IBAN ve hesap numaraları, görüşme gerçekleştirilen sosyal medya hesapları, internet profilleri, e-posta hesapları ve görüşülen telefon numaraları da not edilerek bilişim suçları alanında uzman avukata iletilmelidir. Bilişim konusunda uzman bir avukat başınıza gelen suça konu olayla ilgili yasal ve idari başvuruları gerçekleştirecek ve verdiğiniz bilgiler vasıtasıyla şantajı gerçekleştiren şahsa ulaşılmasını sağlayacaktır.

Ebeveynlere Düşen Görev

İnternet çağında olmamız sebebiyle artık bireyler çok küçük yaşlardan itibaren internetle tanışmakta ve interneti bir fiil kullanmaktadır. Artık okul çağına dahi gelmemiş çocukların internette yer alan sosyal medya sitelerinde profillerinin yer aldığı gözlemlenebilmektedir. İnternette kendisine bir profil açan küçük burada gerçek hayatta tanıdığı kişileri arkadaş olarak eklediği gibi tanımadığı insanlarla da iletişime geçebilmektedir. Özellik sosyal paylaşım ortamları ve online oyun portalları küçük çocukları kandırma niyetiyle sahte profiller oluşturan insanlarla doludur. Bu noktada ebeveynlerin çocuklarıyla sağlıklı bir iletişim geliştirmiş olmaları ve çocukların girdikleri sitelerden, konuştukları kişilerden bir şekilde haberdar olmaları gerekir.

Cinselliğin henüz tam olarak ne anlama geldiğini dahi bilmeyen küçüklükteki çocuklar pedofili sapkınlarının mağduru olabilmekte ve online görüşme gerçekleştirdiği tanımadığı kişilere kamera vasıtasıyla müstehcen görüntüler verebilmektedirler. Bu tarz pedofili sapkını bireyler bunu çoğu zaman sapkın dürtülerini tatmin etmek için gerçekleştirseler de çocuklarla ilgili bu tür durumlarda şantaj ile para koparma veya başkaca menfaatler elde etme gayesinin taşındığı vakalar da gözlemlenebilmektedir. Küçük yaştaki çocuklar bazen olayın farkına varamadıklarından, bazen farkına varıp utanma duygusunun etkisiyle, bazen de annem babam kızar şeklindeki bir çekinceyle bu yaşadıklarını kimseye anlatmamayı tercih etmektedirler. Böyle bir vakanın yaşandığı izlenimini edinen ebeveyn hemen çocuğuyla sağlıklı bir iletişim kurarak, kendisine hiç bir şekilde kızmayacağı izlenimini de oluşturarak çocuktan alabileceği bütün bilgileri almalı ve olayı konusunda uzman bir bilişim avukatı ile paylaşarak yasal işlemleri başlatmalıdır.

İstenmeyen Görüntülerin İnternetten Kaldırılması

Bazen şantajı gerçekleştiren kişiler söyledikleri gibi görüntüleri internet ortamında paylaşabilmektedirler. İnternet ortamına eklenen bir görüntünün başka sitelerde de yayılması hızlı gerçekleşir. Bu noktada yapılması gereken yine konusunda uzman bir bilişim avukatından yardım alarak internetten içerik kaldırma işlemlerinin başlatılmasıdır.

İnternetten istenmeyen görüntü ve içeriklerin kaldırılmasıyla ilgili olarak sitemizde yayınladığımız ve bir önceki cümlede linkini verdiğimiz yazımızda da bahsettiğimiz gibi çeşitli yollarla istenmeyen görüntülerin internetten kaldırılması mümkündür.

Özellikle müstehcenlik gibi hassas bir konuda bunu başarmak çok daha kolay olabilmektedir. Gerek fotoğrafın veya videonun yayınlandığı internet paylaşım sitesinden gerekse de bu görüntülere ilişkin Google sonuç sayfalarından içeriğin kaldırılması sağlanabilmektedir. Bu tür konularda utanarak ve çekinerek mevcut durumun yakınlarla veya bir hukukçuyla paylaşılmaması sorunun katlanarak büyümesine neden olmakta ve geri dönülemez bir hal almasına sebep olabilmektedir.

Bu şekilde görüntülerin internette paylaşılması durumu şantaj suçunun da ötesine taşıyarak, özel hayatın gizliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi gibi suç tiplerinin gündeme gelmesini sağlayacaktır. Konusunda uzman bir avukat tarafından hem failin tespit edilerek yargı makamları önüne çıkartılması hem de internette yayınlanan görüntülerin kaldırılması mümkündür.

Eposta Hackleme Hesap Çalma ve Şifre Kırma Suçu

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte internet yoluyla işlenen suçlar da arttı. Bunların başında halk arasında şifre kırma, hesap çalma olarak ifade edilen e-posta ve sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi işlemi geliyor. Bu yöntemlerle çok ciddi dolandırıcılık faaliyetleri gerçekleştirilmekte ve mağdurların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bilişim suçları üst başlığı altında yer alan bu tür suçlar için ceza kanunumuzda bir takım cezai yaptırımlar düzenlenmiş bulunmaktadır.

Website ve eposta hackleme, sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi için hacking ile uğraşan kişilerin çok çeşitli yöntemleri bulunmaktadır. Eposta hackleme kişinin şifresinin çeşitli yollarla ele geçirilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Sosyal medya hesaplarının çalınması da yine aynı yöntemlerle kişinin eposta bilgilerine veya sosyal medya giriş bilgilerine ulaşılarak gerçekleştirilmektedir.

Nasıl Şifre Belirlenmeli

E-posta veya sosyal medya şifrenizin tespiti bunun için oluşturulmuş yazılımlar vasıtasıyla şifrenin pek çok varyasyon ile denenmesi sonucu mümkün olabilmekte. Yazılımın şifreyi tespit etmesi oluşturulan şifrenin karmaşıklığı ile doğru orantılı olarak zorlaşmaktadır. Bu yüzden uzmanlar büyük ve küçük harflerden, rakam ve işaretlerden oluşan, ardaşık rakam ve harfler içermeyen, karmaşık şifreler belirlemenizi tavsiye etmektedirler.

Hesabınızı oluştururken belirlediğiniz şifre kurtarma sorularına verdiğiniz cevaplar da şifrenizin ele geçirilmesine neden olabilir. Bu tür sorulara vereceğiniz cevaplar hemen hemen kimse tarafından bilinemeyecek cevaplar olmalıdır. Aksi halde şifre hatırlatma sorunuzu doğru cevaplayan bir kişi e-posta veya hesabınıza da erişim sağlayabilecektir. Zaten e-posta hesabınıza erişilmesi bu e-posta ile bağlantılı olan tüm profil ve hesaplarınızın da ele geçirilmesi anlamına gelmektedir.

Belirlediğiniz şifrelerde isim, soyisim, doğum tarihi gibi kişisel bilgilerinizi kullanmanız da tahmin edilebilirlik ihtimalini arttıracaktır. Mümkün olduğunca anlamsız ve karışık şifreler belirlemeli, farklı e-posta ve sosyal medya hesaplarınızda farklı şifreler kullanmaya özen göstermelisiniz. Bu da hesaplarınızdan birinin çalınması halinde diğer hesaplarınızın da ele geçirilmesini önleyecektir.

Çeşitli virüs, trojan içeren dosyalar veya keylogger denilen warez uygulamalar gibi bir takım yöntemlerle de şifrenizin ele geçirilmesi mümkündür. Bu tür dosyaların bilgisayarınıza bulaşması sonucunda şifrenizi yazarken bu tür zararlı uygulamalar şifrenizi kayıt altına alarak hesabınızı ele geçirmek isteyen kişilere gönderebilmektedir. Bunu engellemenin yolu da güncel antivirüs ve internet koruma programları kullanmak, sıhhatinden emin olmadığınız e-postalardaki bağlantıları tıklamamak ve şifrenizi girdiğiniz sayfalar konusunda biraz daha dikkatli olmaktır.

Hesap Çalındığında Ne Yapılmalı

Sosyal medya veya internet üzerindeki diğer hesaplarınızın çalınması halinde yapmanız gereken ilk eylem hemen bu hesabınızla bağlantılı olan e-posta adresinize erişim sağlayıp sağlayamadığınızı kontrol etmektir. Eğer e-postanıza giriş yapabiliyorsanız hemen şifremi unuttum yöntemiyle e-postanıza gelen şifre sıfırlama linki vasıtasıyla hesabınızı geri almalısınız. Ardından bu şifreyi kullandığınız diğer hesaplarınızın da şifresini değiştirmeyi unutmayın.

Eğer çalınan hesabınızın mail bilgisi değiştirilmişse, yani e-postanıza şifre sıfırlama bağlantısı gönderemiyorsanız durumu destek kısmından site yönetiminine bildiriniz. Eğer hesaptan sizin adınıza yazışmalar yapılıyor ise arkadaşlarınızdan hesabı şikayet etmesini talep ediniz. Facebook, Twitter gibi büyük sosyal medya sitelerinde bu tür durumlarda hızlı müdahale ile hesabın yeniden gerçek sahibine teslimi mümkün olabilmektedir.

E-posta veya sosyal medya hesabınızı ele geçiren kişiler adınıza illegal yayınlar yapıyor veya çeşitli dolandırıcılık girişimlerinde bulunuyorlarsa en yakın karakola giderek veya doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunarak bu işlemleri sizin yapmadığınızı, hesabınızın ele geçirildiğini ifadenizde belirtin. Bu durumda alanında uzman bir bilişim avukatı yardımı almak işinizi kolaylaştıracaktır.

Eposta Hackleme Hesap Çalma Suçu ve Cezası

Bu eylemler için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun “Bilişim Alanında Suçlar” başlıklı bölümünde yer alan “Bilişim sistemine girme” başlıklı 243. maddesi ile “Sistemi engelleme, verileri yok etme veya değiştirme” başlıklı 244. maddesi düzenlenmiş bulunmaktadır.

Bilişim sistemine girme
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur

Görüldüğü üzere kanunda bu tür eylemler için iki farklı madde düzenlenmiştir. 243. madde genel itibariyle sisteme girilmesini 244. maddesi ise sisteme girildikten sonra sistemin engellenmesi, bozulması, verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi hallerini cezalandırmaktadır.

Örneğin e-posta hesabınızın şifresinin ele geçirilerek içerisinde giriş yapılmış olması 243. madde kapsamında kalırken, içeri girildikten sonra bir takım maillerinizin silinmesi, bir takım kişilere mail gönderilmesi, şifrenizin değiştirilmesi 244. madde kapsamında değerlendirilecektir.

Tabi gerçekleştirilen eylem yukarıdaki suçların yanında eylemin niteliğine göre haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, nitelikli dolandırıcılık gibi suçları da gündeme getirebilir.

İnternetten İçerik Kaldırma Hakkında

Zaman zaman internette şahsınızla veya şirketinizle alakalı istemediğiniz içeriklerin yer aldığını görürsünüz ve bu içeriklerin internet ortamından kaldırılmasını isteyebilirsiniz. İnternetten içerik kaldırma aslında düşündüğünüz kadar zor değildir, önemli olan bunu gerçekleştirebileceğiniz çeşitli yolların hepsini denediğinizden emin olmaktır. Genelde kişilerin onur, şeref ve haysiyetini zedeleyen, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan, özel bilgileri ve görüntüleri ifşa eden, hakaret niteliği taşıyan, şirketlerin ekonomik itibarını zedeleyen, şirket sırlarını ifşa eden, müstehcenlik, çocukların cinsel istismarı ve suç niteliğini haiz içerikler internetten kaldırılmak istenmekmektedir. Sizinde internette yaptığınız aramalarda yayından kaldırmak istediğiniz bir içerik söz konusu ise aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.

av. fehmi ünsal özmestik

Av. F. Ünsal Özmestik

OKUMANIZ GEREKEN DİĞER YAZILARIMIZ!
Bu yazıyı okuduktan sonra aşağıdaki yazılarımızı da okuyunuz.

içerik kaldırma

Website Sahibiyle İletişime Geçme

İşe bu noktadan başlamakta fayda bulunmaktadır çünkü bazen internet ortamında yer alan kişilik haklarınızı ihlal eden içeriğin yer aldığı sitenin sahibiyle iletişime geçmek sorunu en kısa yoldan çözebilmektedir. Özel hayatınızın gizliliğini ihlal eden, kişilik haklarınıza saldırı niteliği taşıyan veya telif hakkı niteliği bulunan bir içeriği internet sitesinin sahibi veya yönetici ile irtibata geçmek suretiyle kaldırılmasını isteyebilirsiniz.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun da kişilik haklarını ihlal eden yayınlarla ilgili olarak aslında uyar-kaldır olarak tabir edilen bu sistemi benimsemekte; kişilerin idari mercilere ve yargıya başvurmadan önce içerik sağlayıcı olarak tabir edilen website sahibine ve yer sağlayıcı olarak tabir edilen hosting şirketine başvurması yolunu öngörmektedir.

Peki kaldırılmak istenen sitenin sahibine nasıl ulaşılır ? Eğer içerik tanınmış sosyal ağlar olan Facebook, Twitter, Google+ gibi bir internet sitesinde yer alıyorsa işiniz nispeten daha kolaydır çünkü karşınızda kurumsal bir muhatap bulunmaktadır. Google’a ait bir sitede veya Google Arama Motoru sonuçlarında yer alan içeriğin kaldırılmasını bir sonraki başlıkta ele alacağız. Ayrıca Facebook için https://www.facebook.com/help ve Twitter için https://help.twitter.com/tr sayfaları üzerinden içerik kaldırma başvurusunda bulunabilirsiniz. Diğer sosyal medya internet siteleri de içerik şikayetleri için çeşitli yardım sayfaları barındırmaktadır.

Eğer karşınızda kurumsal bir sayfa yok ise içeriğin bulunduğu internet sitesinin iletişim, bize ulaşın gibi sayfaları aracılığı ile irtibat bilgilerine ulaşmanız mümkündür. Eğer söz konusu internet adresinde bu tarz bir irtibat sayfası bulunmuyorsa who is sorgusu yapabileceğiniz (örn: https://lookup.icann.org/ ) bir sorgu sitesiyle internet sitesinin sahibi veya yer sağlayıcısına ait bilgilere ulaşabilirsiniz. Burada internet adresini kaydeden şahsın iletişim bilgileri ve sitenin barındırıldığı hosting şirketinin bilgileri yer alır. Şahsa ulaşamasanız dahi hosting şirketinden yasal olmayan, kişilik haklarınızı veya özel hayatınızın gizliliğini ihlal eden içeriğin kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

Unutulma Hakkı

Suç veya kişilik hakkı ihlali teşkil etsin veya etmesin kişilerin internette kendileri ile ilgili içeriklerin “unutulma hakkı” kapsamında internetten kaldırılmasını talep etme hakkı bulunmaktadır. İlk defa Mayıs 2014’te Avrupa Adalet Divanı’nın Mario vs. Google kararında gündeme gelen unutulma hakkı, Mario’nun 90’lı yıllarda meydana gelen ve kendisi ile ilgili olan bir haberin Google sonuçlarından çıkartılması talebini Adalet Divanı’na kabul ettirmesi ile Google tarafından da kabul edilmeye başlamıştır.

Google şimdilik sadece Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve bir kaç ülkenin daha vatandaşlarının unutulma hakkı kapsamında içerik kaldırma taleplerini değerlendirmekte, bunu da sadece belirli bir bölgede içeriklere ulaşılamayacak şekilde sınırlı olarak uygulamaktadır. Gelecek yıllarda unutulma hakkının daha da yaygınlaşarak internetin tamamı için ve tüm ülkeler bazında uygulanabilir bir formatta hukuki zemine yerleşmesini umut ediyoruz. Zira eğer aksi yönde çok haklı bir gerekçe mevcut değilse internette var olmak veya olmamak kişinin kendi inisiyatifinde olmalıdır. Sonuçta kimse arama kutusuna ad ve soyadını yazdığında istemediği bir içerikle karşılaşmak istemez. Unutulma hakkı ile ilgili bilgilendirici bir video kesit aşağıda yer almaktadır.

Google İçerik Kaldırma Yönergeleri

Aslında bunu iki başlık altında incelemekte fayda bulunmaktadır. Zira Google bir yönüyle internette yer alan tüm site ve içerikleri arama motorunda topladığı gibi diğer bir yönüyle de kendine ait çeşitli site ve uygulamaları olan bir platformdur. Google örneğin Blogger veya Youtube gibi kendisine ait sitelerdeki içerikleri ve arama motorunda listelediği arama sonuçlarını kendi arama sonuç ekranından kaldırabilse da içeriğin asıl kaynağındaki internet sitesinden kaldıramaz. Bunun için bir önceki başlıktaki gibi website yöneticisi ile irtibata geçmek veya sonraki başlıklarda açıklanacağı üzere adli veya idari yollardan erişime engelleme kararı talep etmek gerekmektedir.

İnternetten İçerik Kaldırma

Google’a ait internet siteleri ve uygulamalarda yer alan içerikler ile arama motorunda yer alan bilgiler ve önbelleğe alınan içeriklerin kaldırılması için Google bazı şartlar ortaya koymakta ve kendince bir takım kriterleri değerlendirmektedir. Yasal olmayan, kişisel verileri ihlal niteliği taşıyan, kişilik haklarını ihlal eden içeriklerin kaldırılmasına ilişkin başvuruların Google tarafından belirlenen ve aşağıda verdiğimiz linklerde de açıklanan kriterlere göre değerlendirildikten sonra yayından kaldırılabilmektedir.

Google site ve uygulamaları ile Google arama sonuçlarında yer alan bir içeriği yayından kaldırmak için aşağıdaki linki takip edebilirsiniz: https://support.google.com/legal/troubleshooter/1114905?rd=1#ts=1115655%2C1282900%2C1115846

Kişisel verilerin ihlali gerekçesiyle Google’dan içerik kaldırtmak için aşağıdaki linkleri takip edebilirsiniz: [1] https://support.google.com/websearch/troubleshooter/3111061

[2] https://www.google.com/webmasters/tools/legal-removal-request?complaint_type=rtbf&visit_id=1-636394201903958669-2110244394&rd=1

Google Yetişkinlere yönelik içerik bildirmek için: https://www.google.com/webmasters/tools/safesearch
[Not: bu bağlantıyı çalıştırmak için mevcut bir Google hesabınızın bulunması gerekir.]

Telif hakkı ihlali sebebile Google arama sonuçlarından içerik kaldırmak için: https://www.google.com/webmasters/tools/dmca-notice?rd=1
[Not: bu bağlantıyı çalıştırmak için mevcut bir Google hesabınızın bulunması gerekir.]

Ayrıca içerik kaynak siteden kaldırılmış olsa dahi hâlâ Google arama sonuçlarının ön belleğinde duruyor olabilir. Bunun için de yapmanız gereken aşağıdaki bağlantı yoluyla durumu Google’a bildirmektir. https://www.google.com/webmasters/tools/removals
[Not: bu bağlantıyı çalıştırmak için mevcut bir Google hesabınızın bulunması gerekir.]

İdari Başvurular

Suç teşkil eden içerikleri ve özel hayatın gizliliği teşkil eden içerikleri aşağıda yer alan bağlantı aracılığı ile Bilgi Tekonolojileri ve İletişim Kurulu’na bildirmeniz halinde içerik hakkında tedbiren engelleme kararı verilebilmektedir. 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince İntihara Yönlendirme, Çocukların Cinsel İstismarı, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma, Sağlık için Tehlikeli Madde Temini, Müstehcenlik, Fuhuş, Kumar Oynanması için Yer ve İmkân Sağlama, Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar söz konusu olduğunda BTK erişimi engellemektedir.

5651 Sayılı Kanun’un 9/A maddesi uyarınca özel hayatın gizliliğinin ihlali söz konusu olduğunda, örneğin uygunsuz fotoğrafların ve videoların internet ortamında başkalarınca paylaşılması, kredi kartı bilgileri, anne kızlık soyadı gibi şahsi bilgiler internette yer aldığında BTK tedbiren erişim engelleme kararı verebilmektedir. Bu kararın 24 saat içerisinde Sulh Ceza Hakimliğine sunulmak suretiyle onaylatılması gerekir.

Suç teşkil eden ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerin ihbarı için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz. https://www.ihbarweb.org.tr/

Yukarıda sayılanların dışında kalan ve kişilik haklarının ihlali teşkil eden içeriklerin yayından kaldırılması için yukarıda da bahsedilen uyar-kaldır yönteminin kullanılması, içerik sağlayıcı veya yer sağlayıcı tarafından içeriğin kaldırılmaması halinde yargı yoluna başvurulması BTK tarafından hazırlanan ihbarweb sitesinin sık sorulan sorular bölümünde tavsiye edilmektedir.

Yargı Yoluyla Başvuru

Kişilik haklarının ihlali teşkil eden içerikler ve yukarıda sayılan tüm içerikler için yayından kaldırma talebi ile Sulh Ceza Hakimliklerine başvurulabilir.

Ancak başvuru öncesinde yukarıda anlatılan uyar-kaldır yöntemini denemek unutulmamalıdır. Uyar-kaldır yönteminden sonuç alınamaması halinde buna ilişkin belgeler internetten içerik kaldırma talep dilekçesine eklemelidir.

Sulh ceza hakimliğine verilecek dilekçeye ihlal teşkil eden içeriğin ekran görüntüleri ve içeriğe ait urlnin tam metni eklenmelidir. Ayrıca içeriğe ait alternatif linkler varsa bunlar da tespit edilerek dilekçede belirtilmelidir.

Sulh Ceza Hakiminin talebi kabul etmesi halinde ilgili içerik Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından engellenmektedir. Eğer kaldırılmasına karar verilen içeriğin faklı bir sitede de yer aldığını tespit ederseniz yeniden Hakimlikten karar almadan doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliğine başvurabilirsiniz. Birlik belirttiğiniz sitede yer alan içerik ile Hakimlik kararındaki içeriğin aynı olduğunu tespit ederse ilgili adres için de erişim engelleme kararı verebilir.


Konuyu Özetlemek Gerekirse

  • Tüm anlatılanları özetlemek gerekirse kişilik haklarınızın ihlali söz konusu ise ilgili içerik için website sahibiyle iletişime geçmek veya yer sağlayıcıdan içeriğin kaldırılmasını talep etmek yapılması gereken ilk işlemdir. İçeriğin kaldırılması halinde Google’da yer alan önbellekten de içeriğin kaldırılması için Google’a başvurulmalıdır.
  • İçeriğin yer aldığı site Google, Facebook, Twitter gibi siteler ise doğrudan yukarıdaki linkler aracılığı ile bu sitelerden içeriğin kaldırılması talep edilebilir. (Google arama sonuçlarından içeriğin çıkarılması kaynak siteden de içeriğin kaldırılması anlamına gelmediği unutulmamalıdır.)
  • İçeriğin yer aldığı sitenin sahibine ulaşılamıyorsa veya olumsuz yanıt alındıysa suç teşkil eden veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden içerik için BTK’ya başvurularak erişimin engellenmesi sağlanabilir.
  • Ayrıca bu tür içerikler ve bunların dışındaki kişilik haklarının ihlali niteliğindeki içerikler hakkında erişimin engellenmesi kararı verilmesi için Sulh Ceza Hakimliklerine de başvurulabilir.

Karışık ve uzun bir süreç olarak gözükse de üzerine gidildiğinde istenmeyen içeriklerin kaldırılması ile ilgili olumlu neticeler almak mümkündür. Konuyla ilgili soru ve sorunlarınızı aşağıya yorum bölümüne ekleyebilir veya iletişim sayfası aracılığı ile bizlere iletebilirsiniz.

Yazıyı beğendiyseniz sosyal medya hesaplarınız aracılığı paylaşarak daha fazla kişinin bilgilenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca sorularınızı aşağıya yorum kısmından sorabilirsiniz. İlginiz için teşekkür ederiz.