Kategori arşivi: İcra Hukuku

İcra ve İflas Kanunu’ndan doğan icra hukuku içerikli yazıları bu kategori altında paylaşıyoruz. İcra takibi, kambiyo senetleri, icra ceza uygulamaları, haciz uygulamaları, cebri satışlar hakkında güncel bilgiler içeren yazılarımızı buradan takip edebilirsiniz.

Araç Üzerindeki Haciz

Araç Üzerindeki Haciz Nasıl Kaldırılır ?

İcra takibi neticesinde aracınız üzerine haciz konulmuş ise bu haczi kaldırabilmek için yapmanız gerekenleri yazımızda derledik. Alacaklının başlattığı icra takibi neticesinde eğer ödeme emri tebliği ile takip kesinleşmiş ise alacak miktarını karşılamak üzere üzerinize kayıtlı motorlu taşıta sistem üzerinden haciz kaydı işletebilmektedir. Peki sistem üzerinden gerçekleştirilen bu araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır ?

Çeşitli ihtimaller göz önünde bulundurularak icra müdürlüğü tarafından konan araç üzerindeki haciz nasıl kaldırılır sorusunu aşağıda başlıklar halinde ele aldık. Konuyla ilgili sorularınızı aşağıdaki yorum bölümüne ekleyebilirsiniz.

Araç Üzerindeki Haciz

Borcun Ödenmesi

Eğer borcun varlığını kabul ediyorsanız ve ödeme niyetindeyseniz takibin gerçekleştirildiği icra dairesine giderek veya bulunduğunuz yere en yakın icra dairesinden muhabere yoluyla takipte talep edilen alacak miktarını faiz ve vekalet ücreti gibi ferileriyle birlikte ödeyerek, dosyayı kapatabilirsiniz. Dosya borcun ödenmesi suretiyle kapatılması durumunda araç üzerindeki haciz de kalkacaktır.

Hatalı Haciz İşlemi

Haczin sehven yani icra takip elemanlarının bir hatası neticesinde, örneğin tarafı olmadığınız bir icra takip dosyasından konulduğunu düşünüyorsanız dilekçe ile haczin konulduğu icra müdürlüğüne başvurmanız halinde yapılan hatalı işlem geri alınacak ve araç üzerindeki haciz kaldırılacaktır. Talebinizin reddedilmesi halinde hatalı işlemle ilgili olarak icra hukuk mahkemesine başvurmanız mümkündür. Bu durumda mahkeme yapılan işlemi inceleyecek ve icra memurundan kaynaklanan bir hatalı işlem olduğunu tespit ederse haczin kaldırılmasına karar verecektir.

Alacaklı ile Anlaşma

Alacaklının koydurduğu haciz yine alacaklının talebi ile kaldırılabilir. Bunun için alacaklı ile iletişime geçerek haczin kaldırılmasını talep etmeniz mümkün. Örneğin borcunuzu ödeme niyetinde olduğunuzu ancak haczin kaldırılması şartıyla borcun taksitlendirilmesini talep ettiğinizi belirtir ve bu konuda alacaklıyla mutabakata varabilir iseniz borçlunun icra müdürlüğüne yapacağı başvuru ile aracınız üzerindeki haciz kalkacaktır.

Haczin Süre Nedeniyle Düşmesi

İcra ve İflas Kanunu 106 ve 110. maddelerine göre motorlu taşıtların ve diğer tüm taşınır malların haczinden itibaren alacaklının 6 aylık süre içerisinde satış talebinde bulunması gerekir. Eğer aracınıza haciz kaydı düşülmesinin üzerinden 6 aylık sürenin geçmesine rağmen alacaklı tarafından satış talebinde bulunulmamış ise icra dairesine vereceğiniz bir dilekçe ile haczin kaldırılmasını talep edebilirsiniz.

İİK 106 – Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.
İİK 110 – Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.

Menfi Tespit Davası

İcra takibi açılmış ve tarafınıza yapılan tebligat neticesinde takip kesinleşmiş ise borçlu olmadığınız kanaatinde iseniz menfi tespit davası açmanız gerekmektedir. İcra takibi sonrası açılan menfi tespit davası takipte talep edilen alacak bakımından borçlu olmadığınızın mahkeme kanalıyla tespit edilmesini sağlamaktadır. Açılacak menfi tespit davasında alacağın %15’i oranında teminat yatırmak suretiyle takiple ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edebilirsiniz.

İcra takibi hakkında: https://www.tabakhukuk.com/icra-takibi-nasil-yapilir/

İİK 72/3 – İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Menfi tespit davasında mahkemenin vereceği ihtiyati tedbir kararı takibi durdurmamakla birlikte icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmesini engellemektedir. Bu da alacaklının dava neticeleninceye kadar icra kanalıyla alacağını tahsil etmesinin önüne geçmektedir. Araç üzerine konan haczi kaldırmak için mahkemeden alınan tedbir kararı yeterli değildir. Haczin kaldırılabilmesi için tedbir kararı aldıktan sonra ayrıca icra dairesine alacağın tamamını depo etmek veya bir teminat mektubu ile borcu temin etmek suretiyle konan haczin kaldırılmasını talep etmeniz gerekmektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2014/17990 E., 2014/23528 K.
Kural olarak, borçlu tarafından İİK’nun 72/3. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir. Borçlunun, mahkemece tayin edilen teminattan ayrı olarak, talep anına kadar ferileri ile birlikte hesaplanan dosya borcunun tamamını icra müdürlüğüne yatırması ya da bu miktarı karşılayan ve her an paraya çevrilebilir muteber kesin banka teminat mektubunu vermesi halinde alacaklı tarafından takibe devam edilemez.
Öte yandan İİK.nun 85.maddesi uyarınca borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarı haczolunur. Buna göre, dosya alacağının tamamının icra müdürlüğüne yatırılması halinde, mevcut hacizler aşkın hale geleceğinden kaldırılmaları gerekir.
tasarrufun iptali

Tasarrufun İptali Davası Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Borçlunun üzerine kayıtlı malvarlığının bulunmaması ve bu sebeple alacağın tahsilinin imkansız hale gelmesi durumlarında borçlunun son 5 yıl içerisinde gerçekleştirdiği gayrimenkul satımı gibi tasarruf işlemlerini iptal ettirerek alacağın tahsilinin gerçekleştirilmesi İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen tasarrufun iptali davası ile mümkündür.

Bu davanın kanundaki düzenlenme amacı borçluların mal kaçırmalarını önlemek, alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik gerçekleştirilen tasarruf işlemlerine karşı alacaklıların menfaatini korumaktır.

tasarrufun iptali

Tasarrufun iptali davası İcra ve İflas Kanunu 277-284. maddeleri arasında ve Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun‘un 24-31. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Tasarrufun iptali davası nispi bir dava olduğundan açılan dava ile tasarrufa konu malvarlığının bir önceki sahibi olan borçluya intikali gerçekleşmez; sadece tasarrufa konu malvarlığını devralmış olan üçüncü şahsın malvarlığı üzerinden alacağın tahsilinin gerçekleştirilmesi sağlanır.

Tasarrufun İptali Davası Şartları Nelerdir

Tasarrufun iptali davalarının açılabilmesi için bir takım şartlar öngörülmüştür. Bu şartları genel hatları itibariyle aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:

  • Kesinleşmiş geçerli bir alacak mevcut olmalıdır.
  • Alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış olması veya iflas masasının kurularak iflasın gerçekleşmiş olması gerekir.
  • Alacaklının alacağını tahsilinin mümkün olmadığına dair geçici veya kesin aciz vesikasının mevut olması şarttır.
  • Alacak iptale tabi tasarruf işleminden önce doğmuş olmalıdır.
  • Tasarruftan itibaren 5 yıl içerisinde davanın açılmış olması gerekir.

Dava Kimlere Karşı Açılır

Tasarrufun iptali davası borçluya ve borçludan tasarruf işlemi ile kazanım elde eden üçüncü şahsa karşı birlikte açılır. Eğer söz konusu malvarlığı tekrar el değiştirmiş ise devralan kişinin iyi niyetli olup olmadığı önem arz eder. Kötü niyetli olarak, yani bu durumu bilerek malvarlığını devraldığının ispatlanması halinde bu kişiler de davalı olabilecektir.

Ayrıca malvarlığını elinden çıkaran üçüncü kişiye açılan davada malvarlığının devredilmesi sonucu elde edilen meblağ bakımından tazminle yükümlü kılınması da mümkün bulunmaktadır. Malı devralanın iyi niyetli olması ve malvarlığının haczinin iyi niyet kuralları gereği mümkün olmaması halinde bu yol ile alacaklının alacağını tahsil etmesi sağlanabilmektedir.

Davayı Kimler Açabilir

Bu davayı alacağı için icra takibi başlatan ve kesinleşen takip neticesinde alacağını tahsil edemeyen, borçlu üzerine malvarlığı bulunmadığından ya da malvarlığı borçlarını karşılayacak miktarda olmadığından borçlu için kesin ya da geçici aciz vesikası sunan alacaklı, iflas idaresi veya bazı özel durumlarda iflas idaresinden bağımsız olarak alacaklının bizzat kendisi açabilir.

icra takibi

İcra Takibi Nasıl Yapılır Aşamaları Nelerdir ?

İcra takibi alacaklının alacağını tahsil edebilmek için devletin cebri icra yetkisini kullanarak başvuracağı bir hukuk yoludur. İcra takibi tüm Türkiye çapında, adliyelerin teşkilatlandığı il ve ilçelerde mevcut bulunan icra müdürlükleri vasıtasıyla gerçekleştirilir. İcra Müdürlüklerinde 1 icra müdürü ile iş yoğunluğuna göre yeterli miktarda icra müdür yardımcısı ve katip memurlar bulunur. Yazımızda icra takip aşamaları nelerdir, icra takibi nasıl yapılır ve takip nasıl açılır gibi sorulara cevap bulabilirsiniz.

İcra Takip Aşamaları

Genel olarak ifade etmek gerekirse icra takibi alacaklının icra müdürlüğüne vereceği takip talebi ile başlar. Devamında ödeme emri borçluya tebliğ edilir, tebliğden itibaren belirli bir sürenin itiraz olmaksızın tamamlanması haline takip kesinleşir ve haciz aşaması başlar. Haciz aşamasında borçlunun hak ve alacakları ile mal varlığı değerlerinin haczi gerçekleştirilerek satış aşamasına geçilir. Satış aşamasında haczedilen malvarlığı değerlerinin satışından elde edilecek gelirle alacaklının alacağı karşılanır.

Bahsettiğimiz aşamalar sırayla gerçekleşir ve bir aşama tamamlanmadan sonraki aşamalara atlamak kural olarak mümkün olmamakla birlikte bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınması halinde ödeme emrinin tebliğ edilip takibin kesinleşmesi beklenmeden haciz işlemi gerçekleştirilebilecektir. Burada borçlunun mal kaçırma ihtimali ve alacaklının hakkını elde etme ihtimalinin imkansız hale gelmesi tehlikesi bulunduğundan böyle bir alternatif yol kanunda öngörülmüş bulunmaktadır.

İcra Takibi mi Başlatmak İstiyorsunuz ?
İcra takibi başlatmak istiyorsanız, alacağınız ile ilgili icra avukatımızla görüşmek için aşağıdaki linke tıklayarak iletişim formunu doldurabilirsiniz. En kısa sürede sizlere icra avukatımız tarafından dönüş yapılacaktır.
https://www.tabakhukuk.com/iletisim/

Takip Çeşitleri

Kanunda ilamsız icra takibi, kambiyo senetlerine mahsus icra takibi, ilamlı icra takibi gibi takip çeşitleri düzenlenmiştir. Bunlardan en yaygın olanı ilamsız icra takibidir. İlamsız icra takibinde alacaklının alacağını kanıtlayan herhangi bir belge ibraz etme şartı bulunmaktadır. Takip talebinin ekine dilerse alacağını ortaya koyan fatura, cari hesap ekstresi, sözleşme gibi çeşitli belgeleri ekleyebilir.

İlamsız icra takibi süreci borçlunun itiraz hakları bakımından diğer icra takiplerine göre farklılık arz eder. Şöyle ki borçlunun itiraz ile takibi durdurması diğer takip türlerine göre daha kolaydır. İcra takibine nasıl itiraz edileceği hususunu başka bir yazımızda ayrıntılarıyla ele alacağız. Şimdilik icra takibi nasıl açılır sorusuna cevap vermeye çalışalım.

icra takibi nasıl yapılır

Takip Talebi ve Ödeme Emri

İcra takibi için öncelikle takip talebinin ve bu takip talebine konu alacağın borçluya tebliğ edilebilmesi için ödeme emrinin hazırlanması gerekmektedir. Bunları kanuna uygun matbu bir şablon şeklinde hazırlayabilen internetten çeşitli uygulama ve websiteler mevcuttur. genel itibariyle takip talebinde alacaklı ve borçlunun bilgileri, talep edilen alacak miktarının asıl alacak, feri alacak kalemleri ve faiz şeklindeki dökümü ile alacağın dayanağının ne olduğu bilgisi ile alacaklının imzası yer almaktadır.

Ödeme emri de takip talebine benzemekle birlikte takip talebinden farklı olarak icra kanunda düzenlenen usuli süreçlere ilişkin borçluya ihtarat niteliğini taşıyan itiraz süresi, itirazın ne şekilde yapılabileceği, itiraz edilmemesinin sonuçlarının neler olduğu gibi bilgiler yer alır. Ödeme emri icra takibi açıldıktan sonra borçluya tebliğ edilir.

İcra Takibi Nasıl yapılır ?

Takip talebini ve ödeme emrini hazırladık bunları icra müdürlüğünün kullandığı pembe dosyaya koyduk peki icra takibi nasıl açılır derseniz; yapmanız gereken alacak talebiniz bakımından yetkili icra müdürlüğüne başvurmaktadır. Yetkili icra müdürlüğü genel olarak alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra müdürlüğü olmakla birlikte alacağın kaynağına göre sözleşmenin akdedildiği yer, haksız fiilin meydana geldiği yer gibi çeşitli yerler de yetkili olabilmektedir.

Adliyelerde genelde icra tevzi büroları bulunmakta birlikte küçük adliyelerde tüm işlemler icra müdürleri veya görevlendirdikleri bir memur tarafından gerçekleştirilmektedir. İcra dosyanız tevzi edildikten sonra icra harcını yatırmanız ile birlikte takibiniz açılır. Ayrıca tebligat masraflarının yapılabilmesi için de bir miktar masraf bırakmanız gerekir. Bundan sonraki aşamada hazırladığınız ödeme emri borçluya tebliğ edilecek ve icra takibi süreci başlayacaktır.

Avukat Tutma Zorunluluğu Var mıdır ?

İcra takibi başlatabilmeniz için avukat tutmanız şart değildir, kendiniz de icra takibine ilişkin işlemleri takip edebilirsiniz. Ancak icra takibi hukukun son derece teknik bir alanıdır. İcra hukukuna ilişkin süreçler uzmanlık gerektirir. Yapacağınız hata ve kaçıracağınız süreler hak kayıplarına uğramanıza sebep olabilir. Bu nedenle alacağınızın tahsili için bir avukat ile anlaşma yapmanız her zaman için sizin yararınıza olacaktır.

Deniz Alacakları Sebebiyle İhtiyati Haciz

Aşağıda yer alan makalede Deniz Alacakları Sebebiyle İhtiyati Haciz meselesi alt başlıkları olan “uygulanacak hükümler”, “yeni Türk Ticaret Kanunu kapsamında ihtiyati haciz”, “haczi tamamlayan işlemler”, “ihtiyati hacze karşı başvuru yolları”, “ihtiyati haczin kaldırılması”, “yeniden veya aynı alacak için ihtiyati haciz”, “haksız ihtiyati hacizden kaynaklı tazminat davası” konuları ile birlikte ele alınmıştır. Makale yeni Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan düzenlemeler gözetilerek kaleme alınmış, uygulamaya yol gösterici nitelikte hazırlanmıştır. Yazımız İstanbul Barosu Avukatlarından Sayın Av. Köksal Yıldırım tarafından Yeditepe Üniversitesi Özel Hukuk Anabilim Dalı yüksek lisans çalışmaları kapsamında kaleme alınmıştır.

Konuyla ilgili soru ve görüşlerinizi makalenin altına yorum olarak ekleyebilirsiniz. Ayrıca makaleyi beğenmeniz halinde sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz.

Uygulanacak Hükümler

Deniz hukukunda cebr icraya ilişkin hükümleri barındıran temel kaynaklar şu şekildedir.

  • 1999 tarihli Gemilerin Haczine İlişkin Milletler arası Sözleşme

  • 1993 tarihli Gemiler Üzerindeki İmtiyazlar ve İpotekler Hakkında Milletlerarası Sözleşme

  • 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme

  • 1992 tarihli Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukuki Sorumluluğu ile İlgili Uluslararası Sözleşme

şeklinde sıralanabilir. Bu sayılan milletler arası Antlaşmalar yeni Türk Ticaret Kanunu ( bundan sonra yTTK olarak anılacaktır) hükümlerine uygun düştükleri ölçüde işlenerek uluslararası mevzuat ile ortak hüküm kurulmaya çalışılmıştır. yTTK sisteminde benimsenen genel ilkeye uygun olarak sözleşmelerde düzenlenmeyen usul ve icra hukukuna ilişkin konularda ihtiyati haciz için başvuruda bulunulan veya kararın uygulandığı mahkemenin hukuku (lex fori) esas alınacaktır ( Dipnot-1: Atamer, Kerim, Türk Ticaret Kanunu Tasarısına göre Deniz Hukukunda Cebri İcra,syf.265, İstanbul – 2006 ) ( yTTK.m.1350 )( Dipnot-2: yTTK 1350: (1)Bir geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebri icra yoluyla satışı ve mülkiyetin intikali de dahil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebri icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarruflar, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir.).

TTTK.m.1350 vd. hükümlerinde cebri icraya ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, yTTK.m.1351 uyarınca İcra ve İflas Kanunu (bundan sonra İİK olarak kısaltılacaktır) hükümleri ile bağlantı kurulacaktır( Dipnot yTTK 1351: Bu Kısımda özel olarak düzenlenmeyen hususlarda, İcra ve İflas Kanunu hükümleri, 936ncı madde ile 937 nci maddenin birinci fıkrasında öngörüldüğü şekilde uygulanır. yTTK.m.936: Sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler bu kanunun ve diğer kanunların uygulanmasında taşınır eşyadandır. yTTK.m1357: (1)Bu kanunda, İcra ve İflas Kanunun taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça bildirilen gemiler hakkında 936 ncı madde hükmü uygulanmaz. (2) Türk Medeni Kanunun 429 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi ile 444 üncü, 523 üncü ve 635 inci maddelerinin uygulanmasında, ”taşınmaz” terimine yapı halinde veya tamamlanmış olan bütün gemiler ve ”tapu sicili” terimine ” gemi sicilleri”de dahildir.). Buna göre öncelikle yTTK hükümleri uygulanacak, ancak burada bir hüküm bulunmaz ise bu sefer İİK’nun “taşınırlara ilişkin” hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Bununla beraber İİK veya yTTK’da istisnaen bir hüküm öngörülmüş ise “taşınmazlara ilişkin” hükümler uygulanacaktır.

yTTK Hükümleri Uyarınca İhtiyati Haciz

İhtiyati Haciz

Genel olarak icra hukunda, cebri icralar takip talebi ile başlar(İİK.m.42)(Dipnot: İİK.m.42: Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehinin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder.).

Bu temel anlayış yTTK sisteminde değişikliğe uğramıştır. YTTK sisteminde artık cebri icra ihtiyati haciz ile başlamaktadır. Bu sayede gemi alacaklarının tabi olduğu kısa hak düşürücü süreler, geminin ihtiyati haczi ile korunmuş olacaktır(yTTK.m.1326). ( Dipnot: Atamer, syf.266 ). Eski sistemde ihtiyati haczin zamanaşımını keseceği doktirinde kabul edilirken yargıtay aksi görüşteydi. YTTK.m.1326 karşısından bu tartışma önemini yitiriştir ve ihtiyati haciz ile hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin kesileceği kabul edilmiştir(Dipnot: yTTK.m.1326: 1320 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ila (e) bentlerinde sayılan gemi alacaklarının sahi oldukları rehin hakkı, gemi alacağının doğduğu tarşhten itibaren geçecek bir yılın sonunda düşer; meğerki, bu sürenin geçmesinden evvel gemi ihtiyaten haczedilmiş ve bunun sonucunda cebri icra yolu ile satılmış olsun …).

YTTK.m.1353 uyarınca deniz alacakları için sadece ihtiyati hacizyoluna başvurulubilir. Kanunun sadece bu yolu öngörmesi sebebi ile gemi üzerinde ihtiyati haciz kararından başka geçici koruma uygulanamayacaktır. Bu sebeple deniz alacakları için ihtiyati tedbir yolu ihtiyatş tedbir yolu işletilemeyeceği gibi herhangi başka bir kararlada geminin seferden men’i mümkün değildir.

Alacak; Tüm bunlarla beraber yTTK ‘nın benimsediği sistem uyarınca yanlızca deniz alacakları için gemilerin ihtiyaten hazci mümkündür(yTTK.m1353 ) (Dipnot: yTTK.m.1353: (1) Deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. Bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir koması veya başka bir surette geminin seferden men edilmesi istenemez.). Buna karşılık, deniz alacağı niteliğinde bulunmayan alacaklar için ihtiyati haciz yolu kapatılmamış, böylece gemi ile hiç ilgisi bulunmayan alacaklar sebebiyle geminin ihityaten haczedilmesi ve gemi üzerindeki çıkarların zedelenmesi engellenmiştir.(Dipnot: Atamer, syf.267). İhtiyati haciz isteme imkanı veren deniz alacakları yTTK madde 1352 de sıralanmıştır. Buna göre ihtiyati haciz isteme imkanı veren deniz alacakları şu şekilde sıralanabilir; >YTTK 1532 YAZ<. Görüleceği üere ihtiyati haciz yalnızca deniz alacakları için mümkündür. Ancak dikkat edilmelidir ki, burada yalnızca geminin ihtiysti haciz olanağı sınırlandırılmaktadır. Alacaklı deniz alacaklarından başka bir alacak için ilam elde etmişse veya yaptığı takip kesinleşmişse, İİK uyarınca kesin haciz istenebilecektir. Bu kural yTTK.m1382/f.2 ” Gemilerin icra yoluyla haczinde, alacağın 1352 nci maddede sayılan deniz alacaklarından olması şartı aranmaz. ” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Ayrıca yine ifade edilmelidir ki, gemi malikinin deniz serveti dışında ki malvarlığı hakkında da ihtiyati haciz kararının uygulanması için yTTK sisteminde herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.

Ayrıca alacaklı ihtiyati haciz kararı isteyebilmek için güvence yTTK m.1363 uyarınca teminat yatırmakla yükümlüdür. Bu iki şartın yerine getirilmesi ihtiyati haciz kararı erilmesi için yeterli olacaktır.

Alacağın rehinle teminat altına alınmış olup olmaması; İcra ve İflas hukuku uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerekmektedir. Bu zorunluluk İİK.m257 uyarınca ” Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı …. ” şeklinde ifade edilmektedir. Bu genel ilke yTTK .m.1353 uyarınca kaldırılmıştır. Bu hüküm uyarınca akdi veya kanuni bir rehinle teminat altına alınmış deniz alacakları hakkında da ihtiyati haciz kararı uygulanabilir(yTTK.1353/f.2). Eski TTK döneminde İcra ve İflas hukukunun bu genel hükmü sadece gemi alcaklarına tanınan kanuni rehin hakkı bakımından farklılık tanınmıştı yTTK ile ise hem akdi hemde kanuni rehin hakları bakımından farklılık tanınmıştır. İcra ve İflas Hukukunda ise bu farklılık yalnızca kambiyo takipleri bakımından tanınmıştır.

Alacağın muaccel olup olmaması; İİK’nun bir diğer genel hükmü olarak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun vadesi gelmiş olmalıdır. YTTK uyarınca da icra iflas hukukunun bu genel hükmüne uygun olarak alacağın deniz alacakları bakımından da alacağın muaccel olması gerekmektedir(yTTK.m.1353). yTTK.m.1353 uyarınca İcra ve İflas Kanunun 257 maddesine yapılan atıf gereği vadesi gelmemiş deniz alacağı için, borçlunun yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, ihtiyati haciz istenebilecektir. Ancak bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnızca borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

İhtiyati hacze konu olabilecek gemi; Deniz Hukukunda Cebri İcraya İlişkin Özel Hükümler, bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Mahkemelerinin yetki sahasına giren bütün ticaret gemileri, gezinti/bilim gemileri il inşa halindeki gemiler hakkında uygulanır(Dipnot: atamer,syf.273 ). YTTK.m1352 uyarınca geminin mülkiyeti veya zilyetliğine ilişkin her türlü uyuşmazlık deniz alacağı niteliğinde olması sebebi ile uyuşmazlığın konusunu teşkil eden gemi ihtiyaten haczedilebilir, başka gemilerin haczi mğmkün değildir(yTTK.m.1369/f.3: Geminin mülkiyetine veya zilyetliğine ilişkin uyuşmazlıklarda, sadece bu uyuşmazlığın konusu olan gemi hakkında ihtiyati haciz uygulanabilir.)(Dipnot: Bu kural 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletler arası Sözleşme hükümlerinden alınmıştır.

Bununla beraber yTTK.m.1320 uyarınca gemi alacakları için üzerinde kanuni rehin doğmuş olan gemi ihtiyaten haczedilebilir (Dipnot: yTTK.m.1320). Bu ihtimalde aynı zamanda borçlunun geminin maliki olması da şart değildir. Geminin malikinden başka kiracısının, yöneticisinin veya işleticisinin borçlu olduğu hallerde bile doğan gemi alacağı için gemi üzerinde ihtiyati haciz uygulanabilir.

Gemi rehni, gemi ipoteği veya gemi üzerinde aynı nitelikteki ayni bir yükümlülükten dolayı, üzerinde rehin kurulmuş olan geminin haczi istenebilir. Bu alacaklar bakımından borçlunun aynı zamanda geminin maliki olmasına da gerek yoktur.

Gemi üzerindeki ayni haklarla ilgili bulunmayan diğer bütün deniz alacaklarındaki kural olarak, yalnızca borçlunun maliki olduğu geminin ihtiyati haczi mümkündür(yTTK.m1369). Buna göre deniz alacağının doğmasıyla ilgili bulunan geminin ihtiyaten haczedilebilmesi için hem alacağın doğduğu anda hemde haczin uygulandığı anda borçlunun mülkiyetinde bulunması şarttır(Dipnot. Atamer.syf.274)( Dipnot: Bu genel kural 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletler arası Sözleşme hükümlerinden alınmıştır.). Dolayısı ile ihtiyati haczin uygulandığı anda borçlunun ihtiyaten haczedilmek istenen geminin maliki olması gerekir. Devir durumunda yeni malike karşı ihtiyati haciz hakkı kullanılamaz. Ayrıca yTTK.m.1369 uyarınca kiracının borcu için deniz alacağına konu geminin ihtiyaten haczedilebilmesi, yalnızca kiracının daha sonra gemiye malik olması halinde mümkün olabilecektir. Tüm bunlar ile beraber borçlunun sahip olduğu diğer üzerinde deniz alacağı doğmayan gemilerinde ihtiyaten haczedilebilirliğine yTTK.m1369/f.2 ışık tutmaktadır. Buna göre borçlunun sahip olduğu diğer gemilerin haczi için,

  • Borçlu üzerinde deniz alacağı ileri sürülen geminin maliki, kiracısı, tahsis olunanı veya taşıtanı sıfatlarından biriyle deniz alacağının borçlusu haline gelmiş olmalıdır;

  • Borçlu ihtiyaten haczedilen geminin, ihtiyati haczin uygulandığı anda maliki olmalıdır.

şartlarının sağlanması gerekmektedir. Bu şartların birlikte gerçekleşmesi durumunda borçlunun mülkiyetinde ki diğer gemilerinde ihtiyaten haczedilmeleri mümkün olacaktır. Borçlunun mülkiyetindeki diğer gemilerin haczi, deniz alacağına konu olan geminin üzerinde doğmuş olan sözleşmesel ve kanuni rehin haklarında da uygulama imkanı mevcuttur. Bu durumda gemi ipoteği alacaklısı veya gemi alacaklısı, üzerinde rehin hakkının doğduğu gemiyi değil, borçluya ait başka bir gemiyi de haczettirebilir. Ancak bu ihtimalde sıra cetvelinde deniz alacakları için öngörülen öncelik haklarından, borçluya ait diğer geminin haczedilmesinde yararlanılamayacaktır.

Alacağın parasal yada aşka nitelikte olmasının ihtiyati hacze etkisi; yTTK sisteminde deniz alacaklarının tümüm bakımından, geminin ihtiyati haczi yolu kabul edilmiştir. Bu alacaklardan bir kısmının ayni haklara ilişkin olması, sonucu değiştirmeyecektir ancak ayni haklara ilişkin ihtiyati haczi tamamlayan işlemler farklı olacaktır.

Görev; Deniz alacakları için yapılacak ihtiyati haciz başvuruları bakımından görev kuralları genel hükümlere tabidir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun genel hükümlerine göre görev ihtilafı çözülecektir. Buna göre yetkili yerde Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunması halinde bu mahkeme, bulunmaması halinde de Asliye Hukuk Mahkemeleri değer ve miktara bakılmaksızın görevli olacaktır.

Yetki: İhtiyati haciz bakımından mahkemelerin yetkisi yTTK 1354-1357 ‘nci maddeleri arasında özel düzenlemeye kavuşturulmuştur. Mülga kanun döneminde İİK.258 vd. (Dipnot: İİK 258, HUMK 50,) hükümlerince yetki çözümleniyordu. Ancak uygulamada yaşanan sorunlar özel bir düzenleme yapılması ihtiyacı doğurmuştur. Buna göre yetki;

  • Esas Hakkında Dava Açılmadan Önce,

  • Türk Bayraklı gemiler hakkında ihtiyati haciz kararı sadece, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonaza bağlandığı, yanaştığı veya kızağa alındığı yer mahkemesi ya da;

  • Bir Türk Gemi siciline kayıtlı gemilerde, sicil yeri mahkemesi,

  • Sicile kayıtlı olmayan gemilerde malikin yerleşim yeri mahkemesi,

  • YTTK.m.941(Dipnota yTTK.941’i yaz ) ‘inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca tutulan özel sicile kayıtlı gemilerde kiracının yerleşim yeri mahkemesi,

yetkilidir(yTTK.m.1354).

  • Yabancı Bayraklı gemiler hakkında ihtiyati haciz, Türkiye’de yabancı bayraklı gemiler hakkında sadece, geminin demir attığı, şamandıraya veya tonaza bağlandığı, yanaştığı ya da kızağa alındığı yer mahkemesi yetkilidir(yTTKm.1355 ). Bu düzenlemenin kabulüyle, yabancı bayraklı gemiler hakkında Türkiye’deki bir mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi içini haczi istenen geminin, o mahkemenin yargı çevresi içerisinde seferine ara vermesi şartı aranmıştır(Dipnot: Atamer,syf.286). Bu sebepledir ki uğraksız geçiş yapan gemiler üzerinde mahkemelerin yetkisi kurulamadığından, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün değildir.

YTTKm1354-1355 maddelerinde sadece ifadesi ile bahsedilen mahkemelerin yetkisin kesin olduğunu, münhasıran ihtiyati haciz isteminin bu mahkemelerden talep edilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

  • Yetkiye, tahkime ve esasa uygulanacak hukuka ilişkin bir anlaşmanın varlığı halinde, hakkında ihtiyati haciz kararı uygulanacak olan deniz alacağının esas hakkında hüküm vermeye bir hakem kurulu veya yabancı mahkeme yetkili olsa yahut deniz alacağının esasına yabancı bir devletin hukuku uygulansa bile, yTTK.m1354-1355’inci maddelerine göre yetkili olan mahkemeler, bir deniz alacağı için teminat elde edilmesinin sağlamak üzere ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.

  • Esas hakkında dava açıldıktan sonra;

Deniz alacağı hakkında dava açıldıktan sonra veya icra takibi başlatıldıktan sonra dahi ihtiyati haciz kararı istenebilir. İlamsız icra takibi veya rehnin paraya çevrilesi yoluyla takip yapıldıktan sonra yTTK.m.1354-1355 maddelerince yetkili mahkemelerden ihtiyati haciz kararı istenebilir. Ancak, bir deniz alacağı hakkıdan , yurt içinde mahkemede dava açıldıktan sonra ihtiyati haciz kararı sadece davayı gören mahkemeden istenebilir. Ancak deniz alacağı hakkında, hakem önünde veya yurt dışındaki mahkemede dava açılmışsa, kesin hüküm verilinceye kadar ihtiyati haciz kararı sadece, yTTK.m1354-1355 maddelerinde belirtilen yetkili mahkemelerden istenebilir.

Teminat; YTTK.m.1363 hükmü uyarınca deniz alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesinin isteyen alacaklının, 10.000 Özel Çekme Hakkı tutarında teminat verilmesi zorunludur. Ancak yTTK.m.1320. maddesinin (a) bendinde sayılan gemi alacakları teminat yatırmak yükümlülüğünden muaftır(YTTK.m.1363 ). YTTKda düzenlenmemekle beraber, İİK.m.320/fs.c.1 uyarınca konkordato tasdikinin reddi halinde mahkeme, borçlunun bütün malları hakkında ihtiyati haciz kararı verir; bu kararın uygulanması için alacaklının İİK.m.259 uyarınca teminat göstermemesi aranmamaktadır. Konkordatonun özel niteliği dikkate alındığı da bu hükme dayanılarak gemilerin ihtiyati haczi halinde de güvence bağışıklığının uygulanacağı sonucuna varmak gerekecektir(Dipnot: Atamer, syf.297). Ayrıca Bankacılık kanunun kapsamında ki alacakların takibi için yapıacak ihtiyati haciz başvurularında teminat verilmesine gerek bulunmamaktadır. Ayrıca alacak bir ilama dayanıyorsa gemiler hakkında ihtiyati haciz kararı içinde teminat aranmayacaktır.(yTTK.m.1382 ). Ayrıca 2675 sayılı MÖHUK.m.48 uyarınca Türk mahkemesinde ihtiyati haciz talebinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı, yTTK.m1363 uyarınca yatırılacak teminata ek olarak yatırması gerekmektedir (MÖHUKm.48).

Karşı taraf mahkemeden her aşamada teminatın artırılmasını isteyebilir. Mahkemenin ek teminata karar vermesi ve ek teminatın yatırılmaması durumunda ihtiyati haciz kararı yeniden hüküm almak gerekmeksizin kendiliğinden kalkar(yTTK.m.1363/f.2).

İhiyati Haczi Tamamlayan İşlemler

İcra dairesine başvuru

Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya geminin bulunduğu yerdeki icra dairesinden kararın infazını istemek zorundadır. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (yTTK.1364). Bu hükümle beraber ihtiyati haciz kararının uygulanmasında seçimlik yetki tanınmıştır. İİK.m.261/f.1 hükmüyle alacaklıya ihtiyati haciz kararının uygulanması için tanınan 10 günlük süre, yTTK uyarınca verilen ihtiyati haciz kararlarında 3 iş gününe indirilmiştir. Üç günlük iş günü süresinde icra dairesine başvurulmuş olması kararın uygulanması açısından sürenin korunması için yeterli olacaktır. İcra memuru görevinden ötürü süresinde başvuru yapılıp yapılmadığını incelemek zorundadır. Süre kaçırıldığı için karar kalkmışsa alacaklı, mahkemeye yeniden başvurup aynı kararı alabilir.

İcra dairesi, istem üzerine derhal ihtiyati haczi uygular. İhtiyati haciz icra ve iflas kanununa göre gece ve resmi tatil sayılan zamanlarda da yapılır(yTTK.m.1365).

deniz alacakları

Gemiye el konulması / Geminin seferden men edilmesi

İhtiyati haciz kararı verilen bütün gemiler, bayrağı ve hangi sicile kayıtlı oldukları dikkate alınmaksızın, icra müdürü tarafından seferden men edilerek muhafaza altına alınır. Geminin seferden men edildiği, kaptana veya malike ya da malik olamayan donatana yahut bunların bir temsilcisine tebliğ edilir. Yabancı bayraklı gemilerde, malik veya kiracı tarafından görevlendirilmiş olan acenteye yTTK.m.105 hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmesi kaydıyla tebligat yapılabilecektir ( Dipnot: Atamer, syf.303). Gemi tebligat yapılan kişiye yediemin olarak bırakılır.

İhtiyati haczin uygulanması için başvurulan icra dairesi müdürü, ihtiyati haciz kararını derhal, geminin bulunduğu bölgeden sorumlu sahil güvenlik komutanlığına veya emniyet teşkilatına , liman başkanlığına ve gümrük idaresine bildirir. Ayrıca, ihtiyati haciz kararını, kararın uygulanmasını izleyen ilk iş gününde geminin kayıtlı olduğu sicil ve yabancı bayraklı gemilerde, geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna bildirir(yTTK.m.1366/f.1-3). Ayrıca ihtiyati haczi kararının, kararın uygulanmasını izleyn ilk iş gününde geminin kayıtlı olduğu sicile ve yabancı baraklı gemilerde, geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna bildirir(yTTK.m.1366/f.4).

Haczi uygulayan icra memurunun düzenleyeceği haciz tutanağında, geminin adının beliritlmesi yeterlidir; değerinin yazılaması gerekmez. Taraflardan birinin istemi üzerine, geminin değeri icra mahkemesince saptanır; bu saptamaya dosyadan anlaşılan ilgililer çağırılır. (yTTK.m.1366) YTTK.m1366 hükmünün ikinci fıkrasının bu düzenlemesi ile İİK’nun 262. maddesinde hüküm altına alınan ” Haczi icra eden memur bir tutanak düzenler. Bunda haciz olunan şeyler ve kıymetleri gösterilir ve derhal icra dairesine verilir.” hükmünden farklı bir düzenleme getirilmiştir. Ancak geminin değerinin biran önce tespit edilmesinde tarafların menfaati bulunmaktadır. Bu durumda ihtiyati haczin uygulanmasından sonra, taraflardan herhangi birinin icra mahkemesine başvurarak değer tespitinin yaptırılmasını talep etmesi gerekmektedir.

İhtiyati haczin uygulanacağı sırada, gemi fiilen hareket etmiş veya seferde bulunuyorsa;

  • Türk Bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı, malike, malik olmayan donatana ve borçtan şahsen sorumlu bulunan kişiye tebliğ edilir ve deniz alacağı için on gün içinde teminat verilmesi, aksi halde geminin izleyen ilk seferinde icra dairesine teslim olunması ihtar olunur, geminin teslim edilmemesi halinde, fail hakkında Türk Ceza Kanununun 289 ‘uncu maddesine göre cezaya hükmolunur (yTTK.m.1367/f.1).

  • Yabancı Bayraklı gemilerde ihtiyat haciz kararı, sahil güvenlik komutanlığının yardımı alınarak, gemi Türk karasularını terk edinceye kadar uygulanabilir(yTTK.m.1367/f.2). Buna göre Türkiye Cumhuriyetinin yargı egemenliğinin kullanabileceği karasularından çıkıncaya kadar sahil güvenlik komutanlığı tarafından takip edilerek durdurulabilecek ve emniyetli bir yere demirleme talimatı verilebilecektir ( Dipnot: yTTK.m1367 gerekçesi.).

İhtiyati Haczin Kapsamı

Bir geminin ihtiyaten haczedilmesi, borçlunun o gemiden elde ettiği geliri ve menfaatleri de kapsar(yTTK.m.1368/f.1). Dolayısıyla borçlunun yapmış olduğu sözleşmelerden doğan kira bedeli, tahsis ücreti, navlun, yolcu taşıma ücreti, kurtarma ücreti gibi alacaklarında el konulmalıdır(Dipnot: Atamer, syf.309). Ayrıca icra dairesi geminin yönetilmesi ve işletilmesi ile bakımı ve korunması için gerekli bütün önlemleri almaya yetkilidir (yTTK.m.1368/f.2). Maddenin emredici gibi gözüken bu hükmü bir yetkilendirme olarak anlaşılmalıdır (Atamer, syf.308).

İhtiyati Hacze Karşı Başvuru Yolları

Gemilerin ihtiyati haczi için yapılacak başvurularda mahkeme kural olarak, duruşma açmadan, dosya üzerinden karar verecektir.

Yetki

Deniz alacağına ilişkin esas hakkında, ihtiyati haciz kararından evvel bir dava açılmamışsa, ihtiyati haciz kararını vermiş olan mahkeme, bu karara ilişkin itirazlar bakımından yetkilidir. Esas alacak hakkında Türkiye’de dava açılmışsa, bu mahkeme, esas hakkında hakem önünde veya yurt dışındaki bir mahkemede dava açılmışsa, ihtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkilidir. Gemilerin ihtiyati haczinde istihkak iddiaları yTTK.m1369 da sayılan haller ile sınırlıdır (Dipnot: yTTK.m.1369’u yaz ). Bu istihkak iddiaları bakımından karar vermeye yTTK.m1358 hükmünce sayılan mahkemeler yetkilidir.İhtiyati haczin uygulanmasına ilişkin şikayet başvuruları, İİK.m.261/f.3 uyarınca infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu yer mahkemesine yapılır.

İtiraz Usulü

YTTK ihtiyati hacze itiraza ilişkin özel bir düzenleme getirmemiştir, İİK:.m265 hükmü dikkate alınarak ihtiyati hacze itiraz edilmelidir. Buna göre;

  • Süre, borçlunun katılmasıyla yapılan haciz işlemlerinde, ihtiyati haczin uygulandığı tarihten itibaren, borçlu katılmaksızın yapılan ihtiyati haciz işlemlerinde, haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde başvurabilir (İİK.m.265/f.1).

  • İhtiyati hacze itiraz hakkı bulunan kişiler, İİK.m.265 uyarınca borçlu ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler ihtiyati hacze karşı itiraz edebilir.

  • İtiraz sebepleri, yine İİK.m.265 ‘de sayılmıştır. Buna göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebepleri mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilirler. Ancak burada menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler mahkemenin yetkisine İİK uyarınca itiraz edemezler. Böyle bir ayrım, gemilerin ihtiyati haczinde uygulanmaz. Borçludan farklı bir kişi olabilecek malikin, özellikle de borçlu itirazda bulunmamışsa, yetkiye de itiraz edebilmesi amacıyla yTTK.m.1358 hükmünde ”kişilerin itirazları” şeklinde düzenleme yapılarak menfaati ihlal edilen borçlu dışındaki kişilere de mahkemenin yetkisine itiraz edebilme hakkı tanınmıştır. Ayrıca yTTK.m.1374 uyarınca yedi günlük süreye tabi olmaksızın her zaman yapılabilir.

  • İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf mahkemelerinin kurulmasına kadar eski HUMK hükümleri uygulanacağında bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz yoluna başvurmak ihtiyati haczin kararının kaldırılmasına mani olmaz.

İhityati Haczin Kaldırılması

İhtiyaten haczedilen eşyanın güvence karşılığında serbest bırakılması için İİK.m263 veya İİK.m.266 ‘ıncı madde uyarınca haczolunan eşyanın yerine veya alacağı karşılayacak değerde para veya mahekemce kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başladıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer. YTTK 1370 hükmünce de haczolunan geminin yerine geçmek üzere ve yTTK.m.1371 uyarınca alacağı karşılayacak teminat karşılığında geminin serbest bırakılacağı düzenlenmiştir.

YTTK.m1370 uyarınca ihtiyaten haczolunan geminin, üzerindeki haciz devam etmek kaydıyla borçluya bırakılabilmesi için iki ihtimal düzenlenmiştir. İlk ihtimalde doğrudan geminin değerinin depo edilmesi öngörülmüştür Bu ihtimalde icra müdürünün takdir hakkı bulunmamaktadır. İkinci ihtimalde ise icra müdürünün uygun görmesi şartıyla gemi değerini karşılayacak taşınmaz rehni veya gemi ipoteği yahut itibarlı bir banka kefalet gösterilebilineceği öngörülmüştür(yTTK.m.1370) . Yine burada önemle belirtebilmelidir ki, maddesin son fıkrasına göre ihtiyati haczin devamı için açılan davanın sonunda, teminatın alacaklıya ödenmesine karar verilse bile, teminat olarak yatırılan para icra veznesinden çekilene kadar diğer deniz alacaklıları bu kısım üzerine haciz koydurabilir.

YTTK.m.1371 uyarınca ise geminin maliki veya borçlu, geminin değerini geçmemek kaydıyla, deniz alacağının tamamı, faizi ve giderleri yeterli teminat gösterilerek ihtiyati haczin kaldırılması mahkemeden istenebilir. Takibe başladıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer. Yine önemle belirtilmelidir ki, ihtiyati haczin devamı için açılan davanın sonunda, teminatın alacaklıya ödenmesine karar verilmesi durumunda, bu teminat üzerine diğer deniz alacaklıları haciz koyduramaz.

1976 tarihli Deniz alacağına karşı mesuliyetin sınırlanması hakkında milletler arası sözleşme hükümleri uyarınca ve 1992 tarihli Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukuki Sorumluluğu ile İlgili Uluslararası Sözleşme hükümleri uyarınca sorumluluğun fon kurulması suretiyle sınırlandırılması olanağı bulunmaktadır.Bu sebeple bu olanağın açık bulunduğu hallerde, geminin tam değeri kadar değil, fon miktarı kadar güvence sunulması yeterli olacaktır(YTTK.m1370/f.4).

Tüm bunlar ile beraber yTTK.m1370 uyarınca geminin üzerindeki ihtiyati haciz devam etmek kaydıyla serbest bırakıldığının, yTTK.m.1366 da sayılan kurumlara bildirilmesi ve sicildeki ihtiyati hacze dair kararın korunması gereklidir. Bununla beraber yTTK.m.1371 uyarınca geminin ihtiyati haczinin kaldırıldığının, 1366 ‘ıncı maddede sayılan kurumlara bildirilmesi ve ihtiyati hacze dair kaydın silinmesi gerekmektedir (yTTK.m1370/f.2, yTTK.m.1371/f.2) ( Dipot yTTK.m.1366 yaz.).

Alacaklı ile geminin maliki veya maliki olmayan donatanı, yTTK.m1370 ve yTTK.m1371 uyarınca gösterilecek teminatın tür ve miktarını serbeste kararlaştırabilirler (yTTK.m.1372). Geminin donatanı yTTK.m.1061 uyarınca malikten başka bir kimse olması ihtimalinde alacaklı ile güvenceyi kararlaştırma hakkı ona ait olacaktır. Mahkeme, tarafların kararlaştırdıkları güvenceyi kabul etmek zorundadır, aksine karar veremez.

YTTK.m.1370 ila 1372’inci maddeleri uyarınca teminat veren kişi her zaman bu teminatın miktarının azaltılması türünün değiştirilmesi veya iptali için mahkemeye başvurabilir. Bu başvurularda yetkili mahkeme yTTK.m1358 uyarınca yetkiye ilişkin hükümler uyarınca belirlenecektir ( Dipnot: Atamer, syf.321).

Haczi Tamamlayan İşlemler

Deniz alacakları hakkında yTTK uyarınca ihtiyati haciz kararı alınmasından sonraki işlemlere ilişkin olarak İİK nun 264. maddesi hükümlerinin uygulanacağı yTTK.m1376 ‘ıncı maddesinde hüküm altına alınmıştır. Ancak İİK.m264 uyarınca uygulanacak süreler 1 ay olarak uygulanması hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemelere göre,

  • Esas hakkında dava açılmadan veya icra takibi yapılmadan ihtiyati haciz kararı alan alacaklı, haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz zabıt varakasının kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde ya takip talebinde (haciz veya iflas ) veya dava açmaya mecburdur.

  • İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde icra mahkemesinde dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde dava açması gerekmektedir.

  • İhtiyati haciz alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı ihtiyati haczin uygulanmasından sonra esas hakkında mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.

  • Alacaklı bu süreleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.

  • Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itiraz icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşür.

Kanunun öngördüğü bu işlemlerin yapılması eterli olmaktadır. Ayrıca bu işlemlerin yapıldığına dair belgenin icra dosyasına sunulmasına gerek yoktur. Ayrıca belirtilmelidir ki burada düzenlenmiş olan bir aylık süre hak düşürücü niteliktedir.

İhtiyati haciz kesinleştikten sonra ihtiyati haciz kararı veren mahkeme tarafından ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilemez(y.12.HD. 1996/1253 Esas – 1996/1187 Karar).

İhtiyati haciz sonrasında açılacak dava veya yapılacak icra takiplerinde genel yetki kuralı geçerli olacaktır. YTTK.m1359 uyarınca ” 1354ve 1355 ‘inci maddeler uyarınca deniz alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olan mahkeme , deniz alacağının esasına ilişkin olarak yapılmış bir yetki veya tahkim sözleşmesi yoksa, ihtiyati haczi tamamlamak üzere açılacak dava hakkında ve ihtiyati haczi uygulayan icra dairesinde icra takibi hakkında yetkilidir.

Yeniden veya Aynı Alacak İçin İhtiyati Haciz

Kural olarak, geminin ihtiyati haciz yoluyla deniz alacağı için yTTK.m.1370-1374 hükümlerine göre güvence alınmışsa, deniz alacağına konu olan geminin veya borçluya ait bir başka geminin ihtiyaten haczi mümkün değildir. Ancak yTTK.m1375 ‘inci maddenin öngördüğü istisnai hallerde deniz alacağına konu olan geminin veya borçluya ait bir başka geminin ihtiyaten haczedilmesi mümkün olmaktadır. YTTK.m1375 uyarınca öngörülen istisnai haller şu şekilde sıralanabilir;

  • Geminin hukuka aykırı yollar ile ihtiyati hacizden kurtulması veya kaçması amacıyla serbest bırakılması,

  • Elde edilecek toplam teminat miktarının, geminin değerini aşmaması şartıyla, ilk teminatın tür veya miktarı yetersiz ise,

  • İlk teminatı vermiş olan kişi, kendi borçlarını kısmen veya tamamen yerine getirmez veya yerine getirmekten aciz olursa,

  • İhtiyaten haczedilen gemi veya ilk teminat; makul sebeplere dayanarak hareket eden alacaklının serbest bırakılmayı engelleyecek makul önlemleri almaması sebebi ile serbest bırakılmış ise,

Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan Tazminat Davası

Alacaklı ihtiyati hacizde haksız çıkarsa, geminin maliki ve diğer ilgililer, ihtiyati haciz sebebi ile uğradıkları zararın giderilmesini isteyebilecektir. Bu hukuki duruma ilişkin ilkeler şu şekilde sıralanabilir;

  • Bu konuda ki tazminat istemlerine ilişkin Borçlar Kanunun haksız fiil zaman aşımına ilişkin hükümlerine tabidir. Buna göre tazminat istemi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar (BK.m.72 )

  • Tazminat davasında yetkili olan mahkemeye ilişkin ayrıca bir hüküm sevk etmemekle beraber HMK.m.16 uyarınca genel yetkiye ilişkin hükümler uygulanacaktır. Bununla beraber YTTK.m.1354-1355 uyarınca ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olan mahkeme, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde alacaklıya karşı açılacak tazminat davası bakımından da yetkilidir.

  • YTTK.m.1361/f.2 uyarınca deniz alacağının esası hakkında yurt içinde veya yurt dışında mahkemede veya hakem önünde dava açılmışsa, bu davanın sonuçlanması, tazminat davası yönünden bekletici sorun oluşturur.

Deniz Alacakları Sebebiyle İhtiyati Haciz isimli bu makale İstanbul Barosu avukatlarından Av. Köksal YILDIRIM tarafından kaleme alınmıştır. Soru ve görüşlerinizi lütfen aşağıya yorum olarak ekleyiniz. Makaleyi beğendiyseniz sosyal medya hesaplarınızda paylaşmayı unutmayınız.