Kategori arşivi: Tazminat Hukuku

Tazminat hukuku kategorisi mevzuatımızın pek çok alanında düzenlenen tazminat düzenlemelerini bir araya getiren bir kategoridir. Tüketici hukukundan, idare hukukuna, ticaret hukukundan, rekabet hukukuna pek çok alandaki tazminat makalelerini buradan takip edebilirsiniz.

Trafik Kazalarında Araç İşleten Sıfatı ve Sorumluluğu

Trafik kazası neticesinde meydana gelen zarardan Karayolları Trafik Kanunu’nda işleten olarak sayılan kişiler de tıpkı kazada kusuru bulunan diğer aktörler gibi sorumludurlar. Üstelik araç işleteninin sorumluğu diğer sorumlulardan farklı olarak kusursuz sorumluluk olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Yani hiçbir kusuru olamasa da araç işleteni meydana gelen zarardan sorumlu olmakta, zararın tazmini kendisinden istenebilmektedir.

Araç İşleteni Kimdir ?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda işleten şu şekilde tanımlanmıştır:
Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.

Tanımlamaya göre aracın ruhsatında malik olarak görünen kişi, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satış halinde sicilde alıcı gözüken kişi, uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin hallerinde kiralayan, rehin veya ariyet olarak alan kişi işleten sıfatıyla meydana gelen trafik kazasında zarara gidermekle sorumludurlar.

araç işletenin sorumluluğu

İşleten ve Bağlı Olduğu Teşebbüsün Sorumluluğu

Karayolları Trafik Kanunu 85 ve devamı maddelerinde bu sorumluluğun ayrıntıları ele alınmıştır. Burada genel hatları itibariyle konuyu ele alacak olursak bu kişilerin sorumluğu kanunda kusursuz sorumluluk olarak düzenlenmiş ve diğer sorumlularla birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacakları kabul edilmiş bulunmaktadır.

Örneğin özel bir otobüs firmasının seyir halindeki otobüslerinden birinin karıştığı kazada meydana gelen zarardan otobüsün maliki ve bilet kesen otobüs firması işleten sıfatıyla sorumludur.

Meydana gelen zarar bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebebiyet verilmesi şeklinde olabileceği gibi maddi bir hasarın medyana getirilmiş olması şeklinde de olabilir.

Sorumluluktan Kurtulma

İşleten ancak kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin ağır kusurundan meydana geldiğini ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. İşletenin veya eylemlerinden sorumlu tutuldukları kişilerin kusuru ile araçtaki teknik arızalar işletenin sorumluluktan kurtulmasını engelleyecektir.

Eğer zarar görenin de kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunuyorsa hakim işletenin sorumluluğunu bu oranda düşürebilmektedir. Yargılama esnasında alınan uzman raporlarında tarafların kusurları yüzdelik oranlar üzerinden belirlenmekte, zarar görenin kusur oranına denk düşen zarardan işleten sorumlu tutulmamaktadır.

Trafik ve Kasko Sigortası Davaları

Tek taraflı veya çok taraflı trafik kazalarında meydana gelen zararların sigorta teminat limitleri kapsamında sigorta şirketlerinden tahsil edilmesi mümkündür. Esasen iki tür trafik sigortası bulunmaktadır. Bunlardan ilki kısaca trafik sigortası olarak da adlandırılan zorunlu mali mesuliyet sigortası diğeri ise kasko sigortasıdır. Kural olarak trafik sigortaları sigortalının üçüncü şahıslara verdiği zararları tazmin ederken kasko sigortası bizzat sigortaladığı aracın zararını tazmin etmek üzere yapılmaktadır. Kural bu olmakla birlikte örneğin kasko sigortasının trafik sigortasının teminat limitini aşan miktarları tazmin etmesi gibi istisnai düzenlemeleri de olabilmektedir.

Sigorta Şirketine Başvuru

Trafik kazasında maddi ve manevi olmak üzere iki çeşit zarar meydana gelebilir. Sigorta şirketleri manevi zararları tazmin etmez, maddi zararları ise poliçelerindeki trafik sigortası tazminat bedelleri için belirlenen teminat sınırlarına kadar tazmin ederler. Meydana gelen trafik kazasından zarar görenler doğrudan uğradıkları zararın tazmini için trafik kazası sigorta tazminatı talebiyle sigorta şirketine başvurabilirler. Hatta kanuni düzenleme gereği bazı durumlarda karşı tarafın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine başvurması dava şartı olarak öngörülmektedir. Ölümlü ve yaralamalı kazalarda tazminat talep edilebilecek kalemleri yukarıda linki yer alan yazımızda ele almıştır.

trafik ve kasko sigortası

Başvuru ardından sigorta şirketi bir hasar dosyası oluşturur ve meydana gelen zararı tespit ederek, kendisi bir hesaplama yapar. Eğer tazminat talep edenin zararını tazmin hakkı bulunduğu kanaatine varırsa tespit ettiği hesaplama dahilinde hak sahibine ödeme yapar. Bu ödemenin zarara uğrayanın zararını tam olarak karşılamaması veya sigorta şirketinin talebi tamamen reddetmesi halinde dava yolu elbette ki açıktır.

Trafik Sigortası Davaları

Trafik kazasında zarara uğrayanlar, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunan kişinin zorunlu mali mesuliyet sigortasından sigorta tazminatı kapsamında zararlarının tazminini doğrudan talep edebileceklerini yukarıda belirttik. Bu kapsamda hasarlı, ölümlü ya da yaralamalı trafik kazası sigorta ödemesi sigorta şirketinden talep edilebilecektir. Zararın hiç karşılanmaması halinde veya eksik karşılanması halinde zarara uğrayan kişiler hukuk mahkemesinde trafik kazası tazminat davası açabilirler.

Açılan davada kazaya kusuruyla sebebiyet veren sürücü, aracın maliki, bağlı olduğu şirket gibi işleten sıfatını haiz kişiler ve zorunlu mali mesuliyet sigortası davalı olarak gösterilebilir. Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile diğer davalılar meydana gelen zararı tazmin konusunda müşterek ve müteselsil sorumlulardır. Ancak trafik sigortası tazminat bedelleri bakımından sigorta şirketinin sorumluluğu maddi zararlarla ve poliçedeki teminat limitleriyle sınırlıdır. Manevi zararın tazmini sigorta şirketinden talep edilemeyeceği gibi, limiti aşan zararların aşan kısımları da sigorta şirketinden tahsil edilemez.

Meydana gelen zarara ilişkin tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi de sigorta şirketiyle diğer sorumlular arasında farklılık arz etmektedir. Diğer sorumlular bakımından faiz başlangıcı kaza tarihi iken sigorta şirketi bakımından faiz başlangıcı zarara uğrayanın sigorta şirketine başvuru tarihi veya tespit edilememesi halinde dava tarihidir.

Kusur Oranları

Trafik kazası sigorta tazminatı miktarı sigortalının kusuru oranına göre belirlenmektedir. Meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranları mahkeme tarafından belirlenmektedir. Kusur oranlarının belirlenmesinde olay yeri kaza tutanağı, keşif ve tanık ifadelerini, kamera kayıtları, toplanan tüm diğer deliller ve alınan uzman bilirkişi raporu neticesinde belirlenmektedir. Trafik kazalarında trafik alanında uzman bilirkişi heyeti veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur oranlarına ilişkin rapor alınabilmektedir.

Trafik sigortası sigortalısının olayın meydana gelmesindeki kusur oranında meydana gelen kazadan sorumludur. Örneğin sürücünün meydana gelen kazada %30 kusurlu olması durumunda aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının tazmin yükümlülüğü de meydana gelen zararın %30’u oranında olacaktır.

Ölenin Mirasçılarının Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Taleplerinde Trafik Sigortasının Tazmin Yükümlülüğü
Ölümlü kazalarda tazminat talebi kimi zaman ölenin mirasçılarından gelmektedir. Örneğin tek taraflı bir kazada %100 kusurlu bulunan sürücünün ölümü halinde sürücünün mirasçıları trafik sigorta şirketine karşı destekten yoksun kalma tazminatı davası açmaktadırlar. Yargıtay burada ölenin %100 kusurlu olmasının mirasçılarının tazminat hakkını etkilemeyeceğini, mirasçıların üçüncü şahıs konumunda olduğundan ölenin kusurundan etkilenmeden destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanacaklarına hükmetmektedir.

Kasko Sigortası Davaları

Kasko sigortaları genel itibariyle meydana gelen kazada sigortaladıkları araçla ilgili meydana gelen zararları yine sigorta tazminatı olarak poliçedeki teminat limitleri içerisinde karşılamaktadırlar. Meydana gelen kazada araç maliki meydana gelen zararla ilgili doğrudan kasko sigorta şirketine başvurarak zararın sigorta poliçe limitleri dahilinde karşılanmasını talep edebilmektedirler.

Kasko sigorta şirketi oluşturduğu sigorta tazminat hasar tespit dosyası neticesinde meydana gelen zarara karşılık bir bedeli sigortalıya ödemektedir. Ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaması halinde hukuk mahkemesi dava açma hakları bulunmaktadır. Mahkemece yapılan hasar tespitinde kasko sigorta şirketi tazminata mahkum olabilmektedir.

Burada sigortalının kusuru yine önem arz etmektedir. Örneğin sigortalının alkollü araç kullanması, aracını kiralaması, ehliyetsiz araç kullanılması gibi durumlarda kaskonun zararı tazmin yükümlülüğü poliçe hükümleri gereği devre dışı kalabilecektir. Kasko şirketi de tıpkı trafik sigortası gibi meydana gelen maddi zararlardan sorumlu olup manevi zararları tazmin etmemektedir. Ayrıca yine poliçedeki teminat limitleri kasko sigorta şirketleri için de geçerlidir. Yalnız bazı kasko sigortaları zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinin temin ettiği limiti aşan zararları da tazmin etme maddesini poliçelerine ekleyebilmektedirler.

Sigorta Rücu Davası

Zararı tazmin eden sigorta şirket meydana gelen kazada kusuru bulunan kişilere karşı sigorta rücu davası açmaktadır. Örneğin meydana gelen trafik kazasında sigortalısının zararını tazmin eden kasko şirketi, meydana gelen kazada kusuru bulunan karşı tarafın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketine açacağı dava ile ödediği trafik kazası tazminat bedelinin tahsilini talep edebilmektedir. Elbetteki burada karşı tarafın tazmin yükümlülüğü kendi kusuru oranında olmaktadır.

Meydana gelen trafik kazası aynı zamanda bir iş kazası niteliğinde ise ve meydana gelen iş kazası sebebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu hak sahiplerine ödeme yaptıysa yaptığı ödemeye karşılık olarak meydana gelen trafik/iş kazasında kusuru bulunan kişilere karşı rücuan tazminat davası açabilmektedir.

Zamanşımı ve Görevli Mahkeme

Trafik kazasından kaynaklanan davalarda gerek sorumlu şahıslara gerek sigorta şirketine karşı açılmış olsun zararın tazmini için öngörülen zamanaşımı süresi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halükarda kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçmekle dolmaktadır.

Eğer meydana gelen kaza örneğin taksirle yaralama, taksirle ölüme sebebiyet verme gibi aynı zamanda cezayı gerektirir bir suç niteliği taşıyorsa zamanaşımı süreleri ceza zamanaşımı süreleri kadar uzamaktadır. Bu süreler yaralamalı trafik kazalarında 8 yıl ve ölümlü trafik kazalarında 15 yıl olarak karşımıza çıkmaktadır. Rücuan tazminat davalarında da süre yukarıdakilerle aynı olmakla birlikte süre trafik kazası tazminat yükümlüsünün bu yükümlülüğünü yerine getirdiği tarihten başlamaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen konularla ilgili davalar mutlak ticari dava olarak kabul edilmekte ve yargılama ticaret mahkemelerinde yapılmaktadır. Sigorta hukukuna ilişkin düzenlemeler de ticaret kanunumuzda düzenlenmiş bulunduğundan sigorta şirketinin taraf olduğu kaza tazminat davaları ticaret mahkemelerinde görülmektedir.

Trafik Kazalarında Maddi Manevi Tazminat Davası

Bir trafik kazası meydana geldiğinde ister hasarlı trafik kazası olsun ister yaralamalı veya ölümlü trafik kazası olsun kaza tazminatı gerektirir bir zarar açığa çıkmaktadır. Zararın meydana gelmesiyle bu zararın kusuru olandan veya kusuru olanın hizmet aldığı sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerekmektedir. Ortaya çıkan zarar kalemleri araç değer kaybından tutun ölenin yakınlarının destekten yoksun kalmasına kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Yazımızda meydana gelebilecek zarar çeşitleri ve bu zararların ne şekilde tazmin edilebileceğine ilişkin bilgiler verilecektir.

kaza tazminatı

Hasarlı Trafik Kazasında Tazminat

Ölüm veya yaralanma şeklinde bir neticenin meydana gelmediği trafik kazalarını genel itibariyle hasarlı trafik kazası olarak değerlendirebiliriz. Esasen hasarla birlikte yaralanma veya ölüm de meydana gelmiş olabilir. Olayın ölüm veya yaralanma boyutunu aşağıdaki başlıklarda ele alacağımızdan burada sadece hasarlı trafik kazalarından, malvarlığı değerleri üzerinde meydana gelen zararlardan bahsedelim.

İki veya daha fazla aracın karıştığı trafik kazalarında meydana gelen araçtaki zarar karşı tarafın trafik sigortası olarak da adlandırılan zorunlu mali mesuliyet sigortası şirketinden karşılanabilmektedir. Trafikte seyreden her aracın trafik sigortası yaptırması mecburidir. Meydana gelen hasarlı kazadaki zararı da karşı tarafın sigorta şirketinden talep etmek gerekecektir.

Güvence Hesabı
Yaralamalı veya ölümlü trafik kazalarında eğer trafik kazasında kusuru bulunan araç maliki zorunlu mali mesuliyet sigortası yaptırmamış ise trafik sigortası yaralanma tazminatı veya ölüme bağlı tazminatlar kusuru bulunan ilgililer yanında Sigortacılık Kanunu uyarınca kurulan Güvence Hesabından da talep edilebilmektedir.

Trafik kazası sigorta tazminatı ödemesi herhangi bir şekilde tahsil edilemediğinde veya olumsuz yanıt alındığında sigorta şirketi ile birlikte Karayolları Trafik Kanunu gereği karşı taraftaki sorumlulara karşı tazminat davası açılabilir. Trafik kazasından malvarlığı zarar gören üçüncü şahıslar da sorumlulara karşı tazminat davası açma hakkına sahiptir. Kimlere karşı dava açılabileceği sorusunun cevabını aşağıdaki “Dava Kimlere Karşı Açılabilir” başlığında bulabilirsiniz.

Peki hasarlı trafik kazasında ne tür zararların tazmini talep edilebilir ? Öncelikle araçta meydana gelen hasar bedeli talep edilebilecek ilk tazminat kalemidir. Aracın hasarlı durumunun giderilmesi için harcanan bedel hasar bedeli olarak adlandırılabilir. Bu zararın miktarını aracınızı tamir ettirirken yaptığınız ödemelere ilişkin aldığınız faturalarla ispatlayabilirsiniz.

İkinci olarak kazanç kaybı talep edebileceğiniz zarar kalemleri arasındadır. Örneğin servis hizmeti sunduğunuz minibüsünüzün hasarlanması halinde, hasarın giderilmesi için geçen gün kadar servise çıkamamanızın meydana getirdiği bir kazanç kaybı söz konusudur. Bu da talep edilebilecek zarar kalemlerine örnektir. Son olarak değer kaybı da maddi hasarlı trafik kazalarında talep edilebilecek bir zarar kalemidir.

Araç Değer Kaybı Nedir

Araç değer kaybı aracınızın aldığı hasar neticesinde ikinci el piyasasındaki satış değerinin düşmesini ifade etmektedir. Aranızın hasarının giderilmesi tam olarak zararınızı gidermemekte, aracınızın hasarlanması neticesinde boya işlemi görmesi veya parça değişikliğine uğraması ikinci el piyasasındaki değerini de düşürmektedir.

Değer kaybı açacağınız tazminat davasında görevlendirilen konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilmektedir. Bilirkişi değer kaybı miktarını aracın hasar öncesindeki ikinci el piyasa değeri ile aracın hasarlı şekilde ikinci el piyasasındaki ederi arasındaki farkını tespit ederek ortaya koymaktadır.

GÖZAT: Araç Değer Kaybı Tazminatı Hakkında https://www.tabakhukuk.com/arac-deger-kaybi/

Yaralamalı Kazada Tazminat

Eğer yaralamalı trafik kazası söz konusu ise yaralanan kişi de yaralanmadan kaynaklı zararını kazada kusuru bulunan sorumlulardan ve sigorta şirketinden talep edebilmektedirler. Yaralanan kişinin talep edebileceği tazminat kalemlerini maddi ve manevi tazminat olmak üzere iki üst başlık altında ele almak mümkündür.

Manevi tazminat yaralanan kişinin yaşamış olduğu ruhi bunalım ve psikolojik sarsıntı sebebiyle talep edebileceği bir zarar kalemi olduğu gibi yeni Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca ağır yaralanma olarak kabul edilen uzuv kaybı veya yaşamsal fonksiyonlardaki kayıp hallerinde yaralanan kişilerin yakınları da manevi tazminat talep edebilmektedir.

Maddi tazminat kalemleri olarak da yaralanmadan kaynaklı olarak gerçekleştirilen tedavi giderleri, iyileşme sürecinde yaşanan kazanç kaybı, yaralanma neticesinde oluşan maluliyet sebebiyle ortaya çıkan çalışma gücü kaybı ve ağır yaralanmalarda ortaya çıkabilen ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlara ilişkin tazminat kalemleri talep edilebilmektedir.

Ölümlü Kazalarda Tazminat

Ölümlü kazalarda meydana gelen zararlarla ilgili olarak talep edilebilecek kaza tazminatı da aynı şekilde maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılabilir. Ölenin yakınları, desteğinden yoksun kalanlar ölüm olayıyla ilgili yaşadıkları psikolojik bunalım ve manevi sarsıntıya ilişkin olarak manevi tazminat talep edebilirler.

Maddi tazminat kalemleri ise ölen kişi için ölene kadar gerçekleştirilen tedavi giderleri ile çalışma gücü kaybı, ölen kişinin cenaze giderleri, ölen kişinin bakımı altında olanların mahrum kaldıkları desteğe ilişkin olarak destekten yoksun kalma tazminatı kalemleridir.

Destekten Yolsun Kalma Tazminatı Nedir

Destekten yoksun kalma tazminatı ölenin yaşamında bakımından sorumlu olduğu ve ölümü ile destekten yoksun kalacak olan kişilerin uğrayacakları maddi zarara ilişkin talep edilebilen tazminat kalemidir. Destekten yoksun kalma tazminatını ölenin eşi, çocuğu, annesi, babası talep edebileceği gibi birinci derece yakını olmamakla birlikte ölenin hayatta iken bizzat bakımını üstlendiği başkaca kişiler de bu desteği ispatlamak şartıyla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler.

Destekten yoksun kalma tazminatı mahkeme sürecinde konusunda uzman aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanmakta ve mahkemenin takdirine sunulmaktadır. Bu tazminat ölenin kusur durumu, aylık kazancı, varsa maluliyet oranı ve öldüğü yaşa göre bir takım istatistiki veriler ışığında belirlenmektedir.

Davayı Kimler Kimlere Karşı Açabilir

Davayı kimler açabilir: Özetlemek gerekirse trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarını hasarlı trafik kazalarında hasara uğrayan araç maliki veya malvarlığı değerleri kaza nedeniyle zarara uğrayan üçüncü şahıslar açabilir. Yaralamalı trafik kazalarında yaralanan kişi ve ağır yaralanmalarda yaralanan kişinin yakınları, ölümlü trafik kazalarında ise ölenin yakınları tazminat davası dava açabilmektedir.

Kimlere karşı açılabilir: Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davaları Karayolları Trafik Kanunu gereği aracın sürücüsüne, malikine, işletene ve sigorta şirketine karşı açılabilmektedir.

Araç sürücüsü meydana gelen olaydan kusuru oranında sorumludur. Araç maliki ise Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kaza anında araçta olsun veya olmasın kusursuz sorumluluk ilkesi gereği meydana gelen olaydan sorumlu bulunmaktadır. Ayrıca kanunda araç işleteni kavramı düzenlenmiştir. Örneğin ticari yolcu veya eşya taşımalarında işletmeci firma veya uzun süreli kiralamalarda kiralayan kişi araç işleteni sıfatıyla meydana gelen zararın tazmininden sorumludur.

BAKINIZ: Trafik Kazalarında Araç İşleten Sıfatı ve Sorumluluğu https://www.tabakhukuk.com/trafik-kazalarinda-arac-isleten-sifati-ve-sorumlulugu/

Sigorta firması da dava açılabilecek şahıslar arasında yer almaktadır. Zarara neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası meydana gelen maddi zarardan sigorta teminat bedelleri kapsamında sorumludur.

Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan düzenleme uyarınca dava öncesinde tazminat ödemesi talebiyle sigorta şirketine başvuru zorunlu dava şartı olarak kabul edilmiş bulunmaktadır. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması halinde mahkeme sigorta şirketine karşı açılan davayı dava şartı yokluğundan reddedecektir.

Ölümlü veya yaralamalı trafik kazasında dava öncesinde sigorta ödemesi söz konusu olabilir. Zarar görenin sigortadan aldığı ödemeler veya kaza aynı zamanda bir iş kazası niteliğinde ise Sosyal Güvelik Kurumu’ndan yapılan ödemelerin peşin sermaye değeri mahkemede tespit edilen tazminat bedelinden mahsup edilerek karara bağlanmaktadır.

GÖZAT: İş Kazası Tazminat Davası https://www.tabakhukuk.com/is-kazasi-tazminat/

Kaza Tazminatı Yargılama Bilgileri

Trafik kaza tazminatı davaları bakımından görevli mahkemeler asliye hukuk mahkemeleridir. Yetkili mahkemeler ise trafik kazası aynı zamanda bir haksız fiil olarak kabul edildiğinden Türk Borçlar Kanunu’nda haksız fiil bakımından düzenlenen yetki kuralları geçerli bulunmaktadır. Buna göre davalılardan birinin yeri mahkemesi yetkili olabildiği gibi kazanın meydana geldiği yerdeki mahkemeler de yetkili mahkemeler arasındadır.

Zamanaşımı bakımından yine kanunda haksız fiil bakımından geçerli olan zamanaşımı süreleri söz konusudur. Kanunda 2 ve 10 yıllık süreler öngörülmüştür. 2 yıllık süre tazminat hakkı sahibinin zararı ve zarara sebep olan kişiyi öğrendiği tarihte başlamakla birlikte bunun üst süresi olan 10 yıllık süre ise kazanın meydana geldiği tarihte başlamaktadır. Ayrıca meydana gelen kaza suç teşkil ediyorsa ceza zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır. Uygulamada yaralamalı ve ölümlü trafik kazalarında aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle ölüme sebebiyet verme suçlarından ceza soruşturması açılmakta ve tazminat zamanaşımı süreleri bakımından da daha uzun zamanaşımı sürelerine sahip ceza zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır.

Trafik kaza tazminatı davalarında bilirkişi raporları belirleyici nitelik taşımaktadır. Adli tıp kurumu veya üniversite hastanelerinden alınan maluliyet oranı tazminat miktarını etkilediği gibi, yaralanan veya ölen şahsın yaşı, aylık kazancı da tazminat miktarını etkilemektedir. Mahkeme öncelikle tarafların meydana gelen kazadaki kusur oranlarını tespit etmektedir. Bu noktada eğer daha önce ceza davasından rapor alındıysa ceza dosyası ve dosyadaki bilirkişi raporu getirtilmekte, tanıklar dinlenilmekte, gerekirse keşif yapılarak diğer deliller toplanmaktadır. Alanında uzman bilirkişi kurulundan veya Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesinden alınan raporlar ile tarafların kusur oranı belirlenmektedir. Akabinde tüm deliller toplandıktan sonra aktüerya bilirkişisi vasıtasıyla tazminat hesabı yapılarak kusur oranlarına göre davalı yanın sorumlu olduğu tazminat miktarı belirlenmektedir.