Kategori arşivi: Tüketici Hukuku

Tüketici hukuku kategorisinde tüketici sözleşmeleri kaynaklı hukuki uyuşmazlıklar ve tüketici hakları konusunda hukuki makaleler yayınlanmaktadır.  Tüketici sözleşmelerinden kaynaklı uyuşmazlıklarda Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un başvurulacak yasal merci bakımından ikili bir ayrıma gitmiştir. Buna göre uyuşmazlık konusunun miktarı bakımından taraflar tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemelerine başvurmaları gerekmektedir. Tüketici hakem heyetlerinin kararlarına karşı tüketici mahkemelerine itirazda bulunmak mümkün iken bu itiraz üzerine tüketici mahkemelerin verdiği kararlar kesin nitelik taşımaktadır.

Yeni tüketici kanunu ile tüketici işlemlerinin kapsamı genişletilmiş bulunmaktadır. Önceki sistemde tüketicilerin son kullanıcı olarak gerçekleştirdikleri tüketim ürün ve hizmetlerine ilişkin sözleşmeler yasal kapsama alınmış iken yeni kanunla birlikte pek çok tüketici işlemi tüketici kanunu ve tüketici mahkemelerinin faaliyet alanına dahil edilmiş bulunmaktadır. Eser sözleşmeleri örneğin bu kapsamda tüketici mahkemelerinde görülebilmektedir.

mesafeli satış sözleşmesi

Mesafeli Satış Sözleşmesi Ne Demektir ?

Mesafeli satış sözleşmesi 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinde mesafeli sözleşmeler adıyla düzenlenmiştir. Mesafeli sözleşmelerin yapısı gereği kanun koyucu dezavantajlı konumda bulunan tüketiciyi korumaya yönelik bir takım düzenlemeler getirmiş bulunmaktadır.

mesafeli satış sözleşmesi

Mesafeli satış sözleşmesinin en önemli özelliği sözleşmenin hazırlık, müzakere ve anlaşma aşamalarında tarafların fiziki olarak bir arada bulunmuyor olmalarıdır. Sözleşmenin kurulmasına ilişkin bu görüşme süreci telefon görüşmesi, e-mail yazışması, online görüşme veya bir elektronik ticaret sitesi aracılığı ile gerçekleşebilir.

Örnek vermek gerekirse sosyal medyada hesabı bulunan bir butik giyim mağazasından yazışarak satın aldığınız kıyafet mesafeli satış sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilmiş bir alışveriş olarak kabul edilir; kanunun mesafeli sözleşmeler için tüketiciye tanıdığı haklar devreye girer bu durumda devreye girer.

Mesafeli Sözleşmeye Bağlı Haklar

Satıcı veya sağlayıcı mesafeli satış sözleşmesinin kurulması aşamasında tüketiciyi yönetmelikte belirtilen hususlarda ve siparişin verilmesi halinde ödeme yükümlülüğü altına gireceği hususunda bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu bilgilendirmenin yapıldığını ispat yükümlülüğü satıcı/sağlayıcı üzerindedir.

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/11/20141127-6.htm

Satıcı/sağlayıcı sözleşmenin kurulmasından itibaren taahhüt ettiği süre içerisinde hizmeti ifa etme veya ürünü gönderme yükümlülüğü altındadır, bu süre her halükarda 30 günü geçemez. 30 gün içerisinde ürünün tüketiciye ulaştırılmamış olması bir fesih sebebi olarak düzenlenmiştir.

Mesafeli sözleşmelerin en önemli özelliği tüketicilere cayma hakkı kapsamında ürünü iade etme hakkı tanımasıdır. Mesafeli satış sözleşmesi ile satın alınan bir ürünü tüketici hiçbir gerekçe sunmak zorunda kalmadan 14 günlük süre içerisinde cayma hakkını kullanarak ürünü iade edebilir. Bu durumda satıcı tüm masrafları kendisine ait olmak üzere ürünü iade almak ve tahsil ettiği ücreti iade etmek mecburiyetindedir.

Cayma hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili yazımız: https://www.tabakhukuk.com/cayma-hakki/

Örneğin sosyal medya hesabı aracılığı ile satış yapan bir mağaza, bu kanaldan sattığı ürünleri 14 gün içerisinde iade alabileceğini açıklama kısmında bildirmek zorundadır. Bu bilgilendirmeyi yapmaması halinde tüketicinin 14 günle bağlı olmaksızın ürünü iade hakkı doğmaktadır.

Mesafeli Satış Sözleşmesi Yargı Yolu

Mesafeli sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleridir. Tüketici hakem heyeti ve Tüketici Mahkemeleri arasındaki ayrım uyuşmazlık konusu mal veya hizmetin ücretinin miktarına göre belirlenmektedir.

Tüketici Hakem Heyeti Başvurusu Hakkında: https://www.tabakhukuk.com/tuketici-hakem-heyetine-basvuru/

Tüketici hakem heyetlerine şahıslar kendileri başvurabilecekleri gibi avukat aracılığı ile de başvurabilirler. Tüketici hakem heyetleri uyuşmazlığın çözümü noktasında gerekirse ilgili delilleri toplayarak uyuşmazlığın esası hakkında karar verir. Mesafeli satış sözleşmelerinin çözümü için hakem heyeti Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Mesafeli sözleşmeler yönetmeliğini tatbik edecektir.

Tüketici Hakeme Heyeti kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz üzerine dosya Tüketici Mahkemesi’ne gider ve bu itiraz üzerine mahkemenin vereceği karar kesin niteliktedir. Doğrudan Tüketici Mahkemesi’nde gerçekleştirilen yargılamalara karşı ise istinaf kanun yolu açıktır.

taksitli satış sözleşmesi

Taksitli Satış Sözleşmesi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Taksitli satış nedir ? Mal veya hizmetin karşılığı olan bedelin belirli vadeler dahilinde kısım kısım ödendiği sözleşmelere taksitli satış sözleşmesi denilmektedir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 17 ve devamı maddelerinde taksitli satış sözleşmeleri için bir takım özel düzenlemeler getirilmiştir. Buradaki amaç tüketicileri korumak ve taksitli satışları belirli şekil şartlarına tabi kılmaktır. Finansal kiralama sözleşmeleri bakımından da burada anılan hükümler uygulanmaktadır.

Öncelikle kanunun getirdiği en bariz şekli şart taksitli satışın mutlaka yazılı sözleşme ile yapılması zorunluluğudur. Ancak satıcı veya sağlayıcı sırf sözleşmeyi yazılı yapmadığı gerekçesiyle tüketicinin aleyhine olacak şekilde sözleşmenin geçersizliğini ileri süremez.

Taksitli Satış Sözleşmesinde Cayma Hakkı

Tüketici taksitli satış sözleşmesinden 7 gün içerisinde hiç bir gerekçe ileri sürmek zorunda kalmaksızın cayabilir. Tüketici aleyhine cezai şart uygulanamaz ve bu kurala aykırı sözleşme hükümleri de geçersiz kabul edilir.

Cayma hakkının kullanılabilmesi için satın alınan ürünün olağan gözden geçirmenin gerektidiği ölçüde kullanılmış olmalıdır. Taksitli hizmet satış sözleşmesi iptali bakımından bir özellik bulunmaktadır; eğer bir hizmet alımı söz konusu ise, tüketicinin onayı ile hizmetin ifası başlamış ise cayma hakkı kullanılamaz. Tüketicinin satıcıyı bulduğu finansal kiralama sözleşmelerinde de cayma hakkı kullanılamayacaktır.

Erken Ödeme

Tüketici kalan taksitlerin bir kısmını veya tamamını önceden ödeme talebinde bulunabilir. Bu durumda satıcı ödene miktarla orantılı olarak faiz ve komisyonda indirim yapmak zorundadır. Ön ödemeli taksitle satış sözleşmesi hakkında ise Türk Borçlar Kanunu’ndaki ilgili hükümler uygulanmaktadır.

Temerrüd Hali

Taksitli sözleş metinlerinde genelde eğer tüketici taksitlerden birini ödemezse kalan taksitlerin tamamı muaccel hale gelir benzeri hükümler yer almaktadır. Tüketicinin korunması hakkında kanun taksitli satış bakımından bu tür maddelere de bir takım sınırlamalar getirmiş bulunmaktadır.

Temerrüt
MADDE 19- (1) Taksitle satış sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, satıcı veya sağlayıcı, kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak satıcı veya sağlayıcının bütün edimlerini ifa etmiş olması, tüketicinin de kalan borcun en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksidi vey kalan borcun en az dörtte birini oluşturan bir taksidi ödemede temerrüde düşmesi hâlinde kullanılabilir. Satıcı veya sağlayıcının bu hakkı kullanabilmesi için tüketiciye en az otuz gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması zorunludur.
(2) Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmaz

Bu içerik özet nitelikte hazırlanmış olup, en kısa süre içerisinde güncellenecektir. Taksitli satış sözleşmesi örnekleri ve taksitli satış sözleşmesi cayma dilekçesi metne eklenecektir.

Devremülk Mağdurları

Devremülk kanunlarla güvence altına alınmış bir mülkiyet çeşitidir. Belirli bir gayrimenkule, yılın belirli dönemleriyle birden fazla kişinin malik olması devremülk sistemi ile mümkün olabilmektedir. Tapuya tescil edilen ve sahibine mülkiyet hakkının tanıdığı, tasarruf, temlik, miras bırakma gibi yetkileri veren devremülk sistemi ile ilgili sorularınızı yazımızın altındaki yorum bölümüne ekleyebilirsiniz. Devremülk mağdurları tarafından sitemize gelen soruları bu sayfa altında paylaşmaktayız.

Devremülk Nedir ve Hukuki Niteliği

643 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 57 ve devamı maddelerinde devremülk sisteminin yasal çerçevesi belirlenmiş bulunmaktadır. Kanunda mesken nitelikteki taşınmaz üzerindeki birden fazla paylı malikin kendi aralarında yılın belli dönemlerinde belli paydaşlara kullanım irtifakı sağlanması şeklinde bir mülkiyet tesisinin mümkün olduğu belirtilmiştir.

Kanuna göre devremülk sahiplerinin kullanım hakları 15 günden az olmamalıdır. Bu şekilde tesis edilmiş ve tapuya tescil edilmiş devremülkün tapuda bir üçüncü şahsa satış ve devri yapılabilir, bağışlanabilir veya mirasçılara miras bırakılabilir. Normal şartlarda paylı mülkiyet halinde paydaşlardan biri izaleyi şuyu yani ortaklığın giderilmesi davası açarak paylı mülkiyetin sonlandırılması, gayrimenkulün tasfiyesini talep edebilirken, devremülk açısından kanun bu hakkı ortadan kaldırmıştır. Devremülk sözleşmesinde yazılmadığı sürece devremülk sahiplerinden biri devremülk sisteminin sonlandırılmasını ve gayrimenkulün tasfiye edilmesini talep edemez.

devre mülk mağdurları

Mağdurların Yapması Gerekenler

Türkiye’de her geçen gün devremülk konusunda yaşanan mağduriyetlere ilişkin yeni haberler televizyona yansımaktadır. Örneğin Yalova’da bir termal projesinde aynı devremülk tapusunun binlerce kişiye satıldığı iddiaları geçtiğimiz günlerde gündeme gelmişti. Vatandaşların bu tür durumlara karşı nasıl önlem alabilecekleri veya başlarına böyle bir şey geldiğinde yasal haklarının neler olduğunu iyi öğrenmeleri gerekir.

Devremülk Dolandırıcılığı

Ülkemizde devremülk sisteminin büyük oranda sağlık turizmi tarafından, kaplıca bölgelerinde hayata geçirildiği görülmektedir. Ancak gözlemlediğimiz kadarıyla devremülk sahibi olmak isteyen vatandaşların pek çok firma ve devremülk yönetimi tarafından suistimal edildiğine şahit olmaktayız ve devremülk dolandırıcılığı maalesef ülkemizde yıllar içerisinde tekrarlanarak gündeme gelen bir hadisedir.

Yapılan sözleşmelere rağmen devremülklerin tamamlanmaması veya tamamlanmasına ve hatta devrecilerin mülklerini kullanmaya başlamalarına rağmen tapularının teslim edilmemesi, bir bağımsız bölüm döneminin birden fazla kişiye satılması, devremülk yönetimi tarafından gerçekleştirilmesi gereken hizmetlerin aksatılması, tesislerin atıl bırakılması, fahiş aidatlar ile devremülk sahiplerin zor durumda bırakılması, iflas eden şirketler karşısında hakkını nasıl elde edeceğini bilemeyen vatandaşların mevcudiyeti ülkemizdeki mevcut devremülk sisteminin sıkıntıları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Öncelikle devremülk alacak kişilere mutlaka tapusu olmayan bir devremülk için ödeme yapmamalarını öneriyoruz. Tapu devredilmeden, satış vaadi sözleşmeleri ile gerçekleştirilen devremülk satışlarında çokça sıkıntılar yaşandığına şahit olmuş bulunmaktayız. İkinci olarak devremülk alacak kişilerin mutlaka tesisi gezmelerini, tesisteki faaliyetleri incelemelerini, mümkünse hali hazırda tesisten yararlanan devremülkçülerden bilgi almalarını ve internette şirket hakkında araştırma yapmalarını önermekteyiz. Para ödemeden ya da senet imzalamadan önce gerçekleştirilecek bu tür önleyici tedbirler devremülk dolandırıcılığı hadiselerinin yaşanmasını önleyecektir.

Devremülk İptali Davası Nedir ?

Sitemize en çok gelen sorulardan biri de devremülk iptali nasıl olur sorusudur. Devremülk dolandırıcılığı konusunda mağduriyet yaşadınız ve ddevremülk iptali davası açmak istiyorsanız bunun için Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında devremülkün iptali noktasında haklarınız olduğunu bilmelisiniz. Ancak daha fazla hak kaybına uğramamak adına ve davalı konumundaki devremülk işletmesinin iflas etme ihtimali ve iflas süreçlerinin son derece teknik olduğu göz önünde bulundurulduğunda konunun uzmanı bir avukattan yardım almanızı tavsiye ederiz.

Eğer satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığınız bir devremülk mevcut ve size vaad edilen sürede inşaat tamamlanarak devremülkün teslimi gerçekleştirilmediyse, imzaladığınız sözleşmenin feshini, yaptığınız ödeme varsa iadesini mahkeme yoluyla talep edebilirsiniz. Ayrıca bu aşamada uğradığınız zararın tazminini de talep edebilirsiniz.

Devremülk Tapusu Nasıl Alınır ?

Eğer devremülk teslim edildi ve hali hazırda kullanmaya başladıysanız adınıza tapu devrinin yapılması için tapu iptal tescil davası açabilirsiniz. Mahkeme neticesinde davalı işletme adına kayıtlı bulunan devremülk tapusunun iptali ve sizin adınıza tesciline karar verilmesini sağlayabilirsiniz.

Tüketici Hakem Heyetine Başvuru

Tüketici ile satıcı arasında gerçekleştirilen alım satım işlemleriyle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yeri tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleridir. Tüketici hukukunun temel kanunu olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu kanundan doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak uyuşmazlığın konusunun değerine göre iki basamaklı bir çözüm yolu öngörmektedir. Her yıl güncellenen belirli bir miktarın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru yapılması gerekirken bu miktarı aşan durumlarda doğrudan tüketici mahkemelerine başvurmak gerekmektedir.

Güncelleme 01.01.2018
Tüketici hakem heyetine başvuru sınırı 2018 yılı için İl Tüketici Hakem Heyetleri bakımından 6.860,00 TL, İlçe Tüketici Hakem Heyetleri bakımından 4.570,00 TL’dir.

Örnek vermek gerekirse satın almış olduğunuz laptopun arızalı olması nedeniyle arızasız yenisi ile değiştirilmesini satıcıya teklif ettiniz ancak satıcı çeşitli sebeplerle değişime yanaşmadı. Satın almış olduğunuz laptop için ödemiş olduğunuz miktar ise 2.150,00 TL. Bu örnekte hem gerçekleştirdiğiniz satın alma işlemi tüketici sözleşmesi kapsamında olduğundan hakem heyeti konu bakımından; hem de ürün bedeli hakem heyeti sınırı altında kaldığından miktar bakımından tüketici hakem heyeti görevli olacaktır.

Hakem heyeti başvurularınızla ilgili soru ve görüşlerinizi yazının altına yorum olarak eklemeyi unutmayınız. Sorularınıza mümkün olan en kısa sürede cevap vermeye gayret göstermekteyiz.

tüketici hakem heyetine başvuru

Hakem Heyetlerinin Görev Alanı

Tüketici hakem heyetleri ancak tüketici hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse bankadan aldığınız kredi veya kredi kartı ile ilgili yaşadığınız hukuki problemler, internetten veya mağazadan satın aldığınız bir ürün veya hizmetle ilgili hukuki uyuşmazlıklar tüketici hakem heyetlerinin görev alanına girmektedir.

Burada önemli olan ayrım gerçekleştirdiğini alım-satım işleminin kişisel ve özel ihtiyaçlarınız için olmasıdır. Ticari işletmeniz için veya başkaca ticari veya mesleki amaçlarla gerçekleştirdiğiniz alım-satım işlemleriyle ilgili uyuşmazlıklarda duruma göre ticaret mahkemeleri veya direk özel yetkili bulunan yargı organları görevli olacaktır.

Eğer tüketici sözleşmelerinden kaynaklanmayan bir uyuşmazlığa ilişkin tüketici mahkemesinde dava açarsanız mahkeme görevsizlik sebebiyle dilekçenizi reddedecektir. Bu durumda tekrardan görevli mahkemede dava açmanız gerekir.

Eğer miktar bakımından tüketici işlemine konu ürün veya hizmetin bedeli sınırın altında kalmasına rağmen tüketici mahkemesinde dava açarsanız mahkeme bu seferde dava şartı yokluğundan usulden red kararı verecektir. Bu durumda da tekrar tüketici hakem heyetine başvuru yapmanız gerekecektir.

Tüketici Hakem Heyetine Başvuru Nasıl Yapılır ?

Hakem heyetleri genelde illerde il ticaret müdürlükleri bünyesinde ilçelerde ise kaymakamlıklar bünyesinde kurulmakta ve faaliyet göstermektedirler. Tüketici işlemleriyle ilgili uyuşmazlıklarda eğer uyuşmazlığa konu mal veya hizmetin değeri yukarıda verilen miktarların altında kalıyorsa hakem heyetine başvurabilirsiniz. Bunun için İl veya ilçe hakem heyetine hitaben hazırladığınız bir dilekçe ve nüfus kağıdınız ile birlikte bizzat hakem heyetine müracaat etmeniz yeterlidir. Dilekçenizde kendinize ait Tc kimlik no, ad-soyad, adres ve iletişim bilgilerinizle birlikte karşı tarafın ticari ünvanını veya ad-soyad ve adresini verdikten sonra uyuşmazlık değerini, özet bir şekilde uyuşmazlığın konusunu, anlaşmazlık çıkan noktaları açıklayıp netice-i talepte karşı taraftan ne talep ettiğinizi yazıp imzaladıktan sonra ilgili diğer belgeleri dilekçenize eklemeniz yeterli olacaktır.

Artık tüketici hakem heyetine internetten başvuru yapmak da mümkün hale gelmiştir. Resmi Gazete’de 11/08/2017 tarihinde yayınlanan düzenlemeye göre artık tüketici hakem heyeti başvuruları dijital ortamda e-devlet uygulaması aracılığı ile internet üzerinden gerçekleştirilebilmektedir. Bunun için aşağıda yer alan linki tıkladıktan sonra kişisel bilgilerinizi ve şikayetinizle ilgili formu doldurmanız yeterli olmaktadır. https://www.turkiye.gov.tr/tuketici-sikayeti-uygulamasi

Heyetin Kararına İtiraz

Tüketici hakem heyeti gerçekleştirdiğiniz başvuruyla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verecektir. Süreç küçük ilçelerde nispeten daha hızlı işlerken, büyük şehirlerde maalesef uzayabilmekte ve iş yükü sebebiyle neticenin alınması bir yılı bulabilmektedir. Verilen karar adresinize posta yoluyla tebliğ edilir.

Eğer heyetin kararı aleyhinize ise bu karara karşı da itiraz etme hakkınız bulunmaktadır. Kararın tarafınıza tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde heyetin bulunduğu yer tüketici mahkemesine itiraz başvurusunda bulunabilirsiniz. Tüketici mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu görev Asliye hukuk mahkemeleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Mahkeme başvurunuzu dosya üzerinden karara bağlayabileceği gibi gerekirse duruşma açıp tarafları duruşmada dinleyebilir, keşif yapabilir ve gerekli görürse dosyayı bilirkişiye gönderebilir. Mahkeme yapacağı yargılama neticesinde üç farkı şekilde karar verebilmektedir. Mahkeme tüketici hakem heyetinin kararını yerinde bulursa başvurunun reddine karar verir ve tüketici hakem heyetinin kararı geçerliliğini korumaya devam eder. Eğer kararın hatalı olduğunu düşünüyorsa başvuruyu kabul eder ve heyetin kararını kaldırır. Son olarak da başvuruyu kabul ederek heyetin kararında değişiklik yapabilir.

Tüketici hakem heyetine itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vermiş olduğu kararlar kesindir. Yani artık bu karara karşı itiraz veya temyiz yoluna başvurmak mümkün değildir. Mahkeme yapacağı yargılama neticesinde eğer taraflardan birinin avukatı varsa nispi vekalet ücretine de hükmetmektedir.